Venezüella lideri ise ambargo kararıyla dalga geçti: "Kuzey Amerika imparatorluğu giderek kâğıttan kaplan haline geliyor. Bu doğruysa en başta bu emperyal suiistimal ve çaresizliğin göstergesidir. Bunu dikkate almayacağız." Chavez, "O bir imparator ve tüm ülkelere zarar verme kapasitesine fazlasıyla sahip" dedikten sonra, seyahat yasağı ya da petrol vanalarını kapatmak gibi misillemeler yapmayacaklarını kaydetti. Venezüella Dışişleri, ABD'nin 'saldırı için zemin hazırladığını' savunurken, Chavez'in danışmanı general Alberto Muller, ellerindeki 21 Amerikan yapımı F-16'yı, nükleer programı nedeniyle ABD'nin hedef tahtasında olan İran'a satabileceklerini açıkladı.
Ambargoyla Venezüella'ya silah, askeri teknoloji ve hizmet satışı yasaklanıp üçüncü elden ulaştırılması da önlenecek. Ama ABD'nin en büyük petrol ihracatçısı olan ülkenin askeri alımları sınırlı. Geçen yıl ABD'den 30 milyon doları C-130 kargo uçak parçası olmak üzere sadece 34 milyon dolarlık alım yapıldı.
'Ben kimi işgal ettim ki!'
Diğer yandan Chavez, önceki gün 'Kızıl Ken'le basın toplantısında, Bush'a en ağır lafları etmeden edemedi. Bush'un 11 Eylül sonrası sözlerini kendi çıkışlarına benzeten BBC muhabirine Venezüella lideri şöyle patladı: "ABD Başkanı hapse tıkılması gereken tarihin en büyük soykırımcı, katil ve kişisi. İkimizi kıyaslamakla ne kastettiğini bilmiyorum. Bir ülkeyi işgal ettim mi? Bir kenti bombaladık mı? Darbe mi yaptık? Başkan öldürmek için CIA'i kullandık mı? Teröristleri koruduk mu? İşte Bush bu."
Chavez, dün Fransız sömürgeciliğini 'soykırım'a benzeten, İsrail'i eleştirip ABD'yi kızdıran Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika'ya konuk oldu. Venezüella gibi OPEC üyesi olan Cezayir'e altı yılda üçüncü kez giden Chavez, sonra Libya'ya geçip Devlet Başkanı Muammer Kaddafi ile buluştu.






