20. yüzyılın ilk sözde jenosidini Türkler yaptı, diye dünyayı etkilemeye çalışan Ermenilerin soykırım sabıkaları vardır.
* Nitekim 19. asırda ve 20. yüzyılın başlarında, Çarlık Rusyası ordularının Doğu Anadolu'ya girmeleriyle, bundan güç alan Ermeniler, yüzyıllar boyu birlikte yaşadıkları bölgede Türkleri ve Kürtleri katletmişlerdir. 20. asırda da, İngilizlerin ve birlikte oldukları Fransızların Güneydoğu Anadolu'ya çıkmalarıyla Türk halkına zulüm yapmışlardır.
* Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını almasından sonra, Ermenistan Cumhuriyeti, 1992 yılında, Ermeni azınlığın yaşadığı, Azerbaycan'ın Yukarı Karabağ bölgesini zaptetmiştir. Bu işgal sırasında binlerce Azeri öldürülmüş, 1 milyondan fazla Azeri de tarihi topraklarını terke zorlanmıştır. Y. Karabağ Azerileri halen Azerbaycan'da ''kaçkın'' olarak çok zor şartlarda yaşamaktadırlar. BM, bölgede etnik temizlik yaptıkları gerekçesiyle, Ermenileri birçok kez kınamıştır. İşgal sürdürülmektedir.
Her konuda Ermenilere destek veren Fransızların da, tarihte soykırım yaptıklarına dair savlar vardır.
**SAINT BARTHELEMY KATLİAMI: Papa 13. Gregorius 'un tahriki ve Kral 9. Charles 'ın emriyle, 25 Ağustos 1572 günü, Saint-Barthelemy Yortusu'nda, Paris'te 60 binden fazla Protestan katledilmiştir. Bu vahşetten kurtulabilen Protestanlar, Almanya'ya kaçmışlardır. Söz konusu tarihte Fransız halkının yüzde 30'u Protestan iken, bugün oran yüzde 2'dir.
* Antiller kökenli, Fransız yazar Claud Ribbe, kısa bir süre önce yazdığı ''Napolyon'un Katliamı'' isimli kitabında, Bonapart döneminde 1 milyondan fazla insanın, etnik kökenleri yüzünden katledildiğini belirtmiştir. C. Ribbe ayrıca, insanların Afrika ve denizaşırı ülkelerden getirtilerek köleleştirilmeleri ve insanlık dışı davranışlara tabi tutulmalarında, Fransa'nın sorumlulukları bulunduğunu savunmuştur.
* Tarih kitapları, Fransızların 3. Napolyon döneminde ele geçirdikleri ve 20. yüzyılın ortalarına kadar sömürdükleri Vietnam'da yaptıkları soykırımlardan söz etmektedir.
* Afrika üzerine yaptığı araştırmalar ile tanınan yazar Pierre Pean ise ''Siyahlar Kaçıyor - Beyazlar Yalan Söylüyor'' isimli son kitabında, 1990-1994 yılları arasında Ruanda'da işlenen soykırımda, Fransa'nın birinci derecede sorumlu olduğunu belirtmektedir. Bu arada 2005 yılında, Türkiye lehine çok önemli bir gelişme olmuştur: Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika , 8 Mayıs 1945'te Fransız ordusunun, ülkenin doğusunda yaptığı bir katliama değinerek, Paris'in bu olayın sorumluluğunu kabul etmesini ve resmen özür dilemesini istemiştir. İddialara göre, 8 Mayıs 1945 günü Fransız ordusu, Cezayir'in Setif ve Guelme kentlerinde yollara dökülüp, bağımsızlık isteyen halktan 45 binini katletmiştir. A. Buteflika'nın bu isteğine Fransa'nın ''resmi'' tepkisi ''Bu konuyu tarihçilere bırakalım'' şeklinde olmuştur.
Yine Mayıs 2005'te, Cezayir Senatosu Başkanı Amar Bakhouche , 8 Mayıs 1945'te katledilen Cezayirliler için Fransa'nın özür dilememekte direndiği belirtilip, ''Fransa önce kendi evinin önünü temizlemeli. Ermeni soykırımı savları Türkiye'nin önüne bahane olarak konuluyor. demiştir.
A. Bakhouche, Fransa'nın dönemin arşivlerini kapalı tutmasına tepki gösterip, olaylara ilişkin Cezayir'deki arşivlerin büyük çoğunluğunun Fransa'ya götürüldüğünü ilave etmiştir.
CUMHURİYET -17 MAYIS 2006





