Devletin de TOKİ kanalıyla inşaat sektörünü destek verdiğini belirten Çetin, ancak yılbaşından bu yana girdi maliyetlerinde anormal artışlar olduğunu kaydetti.
İnşaat sektöründe kullanılan girdilerin yüzde 90’ının yerli üretim olmasına rağmen Mart ayından bu yana fiyatlarda adeta anormal bir yükseliş yaşandığını vurgulayan Çetin, Mart başında 600 YTL olan demirin tonunun yüzde 61 artışla bugün 1050 YTL’ye çıktığına işaret etti. Yine 55 YTL olan hazır betonun şu anda 70 YTL olduğunu vurgulayan Çetin, 30 dolar olan çimentonun ise kartelleşme sonucu yüzde 300 artarak 90 dolara yükseldiğini kaydetti.
İnşaat işçilik maliyetlerinin ise 35 YTL’den 55 YTL’ye yükseldiğini vurgulayan Çetin, metre karesi 300 YTL olan arsa fiyatlarının ise 800-850 YTL’ye ulaştığını belirtti. Çetin şöyle konuştu: “Bütün bu zamlara rağmen, alçı ve çimento piyasada bulunamıyor, karaborsa satıyor. Almak için sıraya giriyorsunuz. Bu anormal artışlar, inşaat sektöründeki yükselişi durdurma noktasına getirdi. Şu anda sektörde, ters bir süreç başladı. Toplamda yüzde 35’i bulan enflasyon, sektörü 3 ayda ciddi bir krize soktu.”
Konut faiz oranlarının da 0,99’lardan 1,40’lara yeniden yükseldiğine işaret eden Mustafa Çetin, Türkiye’nin en önemli sorunu işsizliğin azalmasında büyük katkıyı sağlayarak istihdam olanağı sağlayan inşaat sektörünün hızla belirsizliğe sürüklendiğine işaret ederek, Türkiye ekonomisini tekstil ve inşaatın ayakta tuttuğunu, tekstilin KDV indirimi ile rahatladığını hatırlattı.
Sektöre yönelik yeni önlemler alınmazsa en büyük istihdam kapısı ve ekonominin büyümesinde pay sahibi bir sektörün 2000’li yıllarda olduğu gibi yeniden ciddi bir kriz dönemine gireceği uyarısında bulunan Çetin, “Bu da vasıfsız personel istihdamını ve sektörü destekleyen yüzlerce kalemi ciddi manada etkileyecektir” dedi.
MİLLİ GAZETE - 2 HAZİRAN 2006 CUMA






