Konuşmasında tarihteki misyonerlik faaliyetleri konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Ziya Kazıcı ise "Roma döneminde medeni olmanın yolu Romalı olmak, Romalı olmanın yolu da Hıristiyan olmak düşüncesi hâkimdi. Günümüzde de yine medeni olmanın yolu, Avrupalı olmak, Avrupalı olmanın yolu da Hıristiyan olmaktır " düşüncesi yayılmaya çalışılıyor" diye konuştu.
"Dünden Bugüne Misyonerlik" konulu seminerin konuklarından biri olan Araştırmacı Yazar Banu Avar, "Dünyada ve Türk Cumhuriyetlerinde Misyonerlik" konusunda çarpıcı tespitlerde bulundu. Banu Avar, günümüzde misyonerlik adına yapılan tüm çalışmaların siyasi olduğunu vurguladığı konuşmasında, bunların arkasında çok farklı amaçların bulunduğuna dikkat çekti.
Sempozyumların pazar günkü bölümünde oturum başkanlığını Dr. Seyfi Say yürüttü. “Doğu Kökenli Yeni Dini Akımların Misyonerlik Faaliyetleri” konusunda bir sunum yapan Prof. Dr. Ali İhsan Yitik, "Gerek Hıristiyan kaynaklı misyonerlik hareketlerinin, gerekse değişik kültür veya dinlerden kaynaklanan yeni dini oluşumların, bugün için geleneksel kültüre karşı bir tehdit veya meydan okuma olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Yümni Sezen ise “Dinlerarası Diyalog ile Misyonerlik İlişkisi” başlıklı seminerleriyle katılımcıları bilgilendirdi. Prof. Dr. Yümni Sezen, dinlerarası diyaloğun olamayacağını ancak din mensupları arasında diyaloğun olabileceğini söyledi.
Konuşmasında özellikle popüler kültürün tehlikelerine dikkat çeken Prof. Dr. Sezen, "Pop kültürü ateizmden daha etkilidir. Ateizm ne kadar artarsa artsın sayıları toplamları kadardır. Ama pop kültürü öyle değildir. Tüm milleti tehdit eden bir unsurdur" değerlendirmesinde bulundu.
Misyonerlerin bugüne kadar en fazla Güney Kore’de başarı sağladıklarını ifade eden Prof Dr. Yümni Sezen, son yıllarda Güney Kore’de tecrübe kazanan papazların Türkiye’de özel görevlendirildiğini söyledi.






