Döviz kurunda bir oynaklık olmadığı halde ‘aşırı oynaklığı’ gerekçe göstererek geçtiğimiz aylarda piyasaya alım yönünde müdahale eden Merkez Bankası’nın kurlara son bir aydır neden müdahale etmediği soru işaretlerine neden oluyor. Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası, geçtiğimiz Kasım ayında doların 1.32’den 1.31’e inmesini gerekçe göstererek piyasaya 3 milyar dolar alarak müdahale etmişti. Bir ay içinde ise döviz kurlarında yüzde 20’lerin üzerinde bir oynaklık yaşanmasına rağmen Merkez Bankası bu süreci seyretmekle yetindi.
Öte yandan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın, 20 Haziran’da toplanması gereken Para Politikası Kurulu toplantısını öne çekerek 7 Haziran’da toplanacağını açıklaması piyasaya müdahale edileceği şeklinde anlaşıldı. Bu toplantıda Merkez Bankası’nın, faizleri yarım puan artırarak dövize olan talebi düşürmeye çalışacağı belirtiliyor. Faiz artırımının yeterli görülmemesi durumunda Merkez Bankası’nın piyasadaki oynaklığı döviz satarak önlemeye çalışacağı kaydediliyor.
Ekonomide son bir ay içinde yaşanlar bugüne kadar gösterilmeye çalışılan iyimser rakamların sağlam temellere oturmadığını bir kez daha gözler önüne serdi. Uzmanların bütün uyarılarını dikkate almayan AKP Hükümeti, üç yıldır enflasyon hayali ile yatıp kalkıyordu. Bastırılmış döviz kuru ile enflasyonun yüzde 10’nun altına inmesini büyük bir başarı olarak gösteren AKP Hükümeti, ekonominin temel dinamiklerinde yaşanan tahribatı ise görmezlikten geldi.
Döviz kurlarının kısa süre içinde yüzde 20’nin üzerinde değerlenmesi ekonomideki kırılganlığın hat safhaya çıktığını gösterirken, önümüzdeki dönemde bunun yansımalarının daha ağır olacağına dikkat çekiliyor. Bu sarsıntıdan özellikle özel şirketlerin büyük bir darbe yediğine vurgu yapılıyor. 2002 yılından buyana özel şirketlerin dış borç artışına dikkat çeken uzmanlar dövizdeki bu artışın birçok özel şirketin karnesine zarar olarak yansıyacağı belirtiliyor.
MİLLİ GAZETE 06.06.2006






