Ural, söz konusu kanunda belirlenen borçların yapılandırılması süresinin 30 Haziran 2006 tarihine kadar uzatılması ve kanuna yönelik kamuoyundan gelen bazı tepkilerle ilgili değerlendirmede bulundu.
5458 Sayılı Kanun uyarınca sosyal güvenlik kurumlarına olan borçların yeniden yapılandırılması esnasında birtakım olumsuzlukların yaşandığına da değinen Abdulaziz Ural, “Özellikle Bağ-Kur borçlarının yapılandırılmasında borç dönemleri ile ilgili sorunlar vardır. Bağ-Kur borçları yapılandırılmasında 04.10.2000 tarihinden geriye gidilmemesinin ortaya çıkardığı problemler ile 01.04.2005 – 31.03.2006 tarihleri arasında bir yıllık biriken primlere yönelik, istenilen bir çözüm bulunamamıştır. Diğer taraftan 100 bin YTL’nin üstündeki borçlarla ilgili rasyoların bulunması ve hesaplanması, Bağ-Kur’da iş takibi için istenen özel vekalet ve faaliyet belgelerinin hazırlanması işlerin uzamasına neden olmuştur. Ayrıca söz konusu yapılandırmada taksitler ile cari ay primlerinin düzenli yatırılması arasında bir bağ kurulmuştur. Bu yüzden primlerini zaten düzgün yatıramayan kişi ve kuruluşlar borçlarını yapılandırma konusunda tereddüt etmektedirler. Bu da borçluları, kanuna yönelik güvensizliğe yöneltmiştir” diye konuştu.
5458 Sayılı Kanun ile ilgili daha birçok olumsuzlukların sayılabileceğini dile getiren Abdulaziz Ural, hem borçluların sağlanan imkandan en iyi şekilde faydalanmaları, hem bu faydalanmada haksızlığa uğramamaları ve tereddütlerinin giderilmesi için kanunda yeni bir düzenlemenin yapılmasının gerekli olduğunu belirtti.
Ural, “Bütün bunlardan sonra kanuna ilave yapılarak 31.03.2006 tarihine kadar birikmiş prim borçlarına Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) oranında gecikme zammı uygulanması ve yeniden yapılandırma kapsamının genişletilmesi tereddütleri giderecek ve olumlu sonuç alınmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.
MİLLİ GAZETE 06.06.2006






