Öldürülen Iraklıların sayısını belirlemek zor. Amerikalılar ise sadece kendi ölülerinin sayısını belgelemekle meşgul. Morglar cesetlerle dolu ve ameliyathaneler her yaştan ve mezhepten yaralılara şifa bulmakta yetersiz. Mezhebi, milleti ve görevi göz önünde bulundurulmaksızın, herkes hedef. Yeni Irak'taki Iraklılar, kurşunun nereden geleceğini bilemiyor.Herkes, hiçbir ayrım gözetmeksizin öldürüyor.
ABD askerleri, Irak'taki felaketin sorumlusu olmak yetmiyormuşçasına, Hadisa ve İshaki'de sivilleri öldürdü. İnsan haklarını koruma ve demokrasi yayma söylemiyle gelen asker bu mu?
Yeni Irak'ta yolsuzluk da dizboyu. ABD askerleri, petrol için burada; daha çok çalmak, daha fazla petrol kuyusuna sahip olmak için savaşıyorlar. Kimse Irak'ın ne kadar petrol çıkardığını ve gelirin nereye gittiğini bilmiyor. Irak'ın petrol kuyuları, dünyada sayaçları bilinmeyen tek kuyular. Gelirler, bazı siyasilerin hesaplarına akıyor.
Eski sürgünler, şiir yazıp eski rejime lanet okuyor ama şu an veya gelecekle ilgili konuşmuyorlar. 'Demokrasi cehennemi'nden ve 'özgürlükten' kaçanlar, Arap ülkelerine sığınıyor. Avrupa ve ABD'ye gitmek için Saddam Hüseyin gerekçesi yok artık.
En büyük hayal kırıklığını da ABD Başkanı George W. Bush ve Britanya Başbakanı Tony Blair yaşıyor. İkisi de, yeni hükümetten güvenliği sağlamasını bekliyordu. Fakat, Maliki, eski başbakan İbrahim Caferi'den iyi değil Washington, Londra ve işgali savunmuş Iraklıların, halkı aldattıklarını itiraf etmesini diliyoruz. Ancak, hatalarını itiraf etmekten korkuyorlar. Çünkü onlar hâlâ geçmişin esiri, geleceğe bakmak istemiyorlar.






