Kosova, BM için de geçerli halen yürürlükte olan uluslararası hukuka göre Tito'nun Yugoslavya'sı, şimdiki Sırbistan devletinin özerk eyaleti. Ancak fiilen yine BM, NATO ile ilişkilendirilmiş uluslararası özel güvenlik, asker gücü işgali altında, ayrı bir devletmiş gibi yönetilmekte. ABD'nin Sırp katilamı gerekçeli Sırbistan, Kosova bombardımanının ardından Kosova neredeyse her kasaba ayrı bir devlete ait askeri gücün kontrolüne verildi.
Çok büyük bir üsle başkent Priştine'ye yerleşen ABD denetimindeki yardımlarla, kara ekonomi, mafya ile ayakta durmaya çalışıyor. Emekli maaşları şimdilerde 35 Avro olarak BM bağlantılı yönetimce ödeniyor. Özel yönetimin sağlayabildiği kadarı ile kamu işletmeleri, okullar, öğretmen, kamu çalışanlarının giderleri karşılanıyor. BM şemsiyesinde, Sırbistan- Kosovalı taraflara sağlanmış zorunlu görüşme takvimi içinde Viyana'da 4. tur görüşmeleri tamamlandı. Yazılı metinlere bakılırsa Belgrad Kosova'nın Sırbistan'dan ayrılmasına asla razı değil. Kosova tarafı nüfusun çoğunluğunu oluşturan Arnavutların yönetiminde bağımsız bir devlet kurulması tezinde, ABD ve AB'den destek almışa benziyor. Ancak bağımsız devlet olma yolunun açılmasında kendisinden istenen ev ödevlerini yapmakta zorlanıyor. Kosova'da yaşayan çoğunluğu son çatışmalar, ABD askeri müdahalesinin ardından yöreden ayrılmış Sırpların mülkiyet haklarından, azınlık haklarına uzanan bir dizi ev ödevi önlerinde duruyor. Kosova tarafı kimi dayatmaların, örneğin bağımsız belediyeler projesinin Kosova'yı parçalama anlamına geldiği savında, üçe parçalanmış Bosna çözümünün çözüm olmadığının altı çiziliyor.
ABD, AB denetiminde Kosova'da, Bosna'da yerleşik askeri gücün çekilmesi gündemde. Zaten yöre halkının yaşaması için yapılan ekonomik destek, her yıl hızla düşürülüyor. Kaçınılmaz sonuç bölgede yoksulluk, huzursuzluk artıyor.
Kosova için öngörülen çözümler sadece Sırbistan, Bosna, Karadağ, Makedonya, Hırvatistan, Slovenya için değil, bölgede adı konmamış, ayrılık rüzgârları esen diğer eyaletler, azınlıklar, komşu ülkeler başta Arnavutluk, Yunanistan, Bulgaristan.. hepsi ama hepsi için, elbette onlarla siyasi, ekonomik sıkı ilişkiler içinde olan ülkeler için de yaşamsal düzeyde belirleyici olacak.
Resmen açıklanmadı ancak Yunanistan'ın, Trakya Üniversitesi'ndeki bilimsel toplantıya temsilci göndermemesinin gerçek nedeni, şu anda dünya gündeminde sorun olarak bile görülmeyen Makedonya'nın adının kullanılmış olması. Yunanistan Batılıların tanıdıkları Makedonya'yı resmen tanımıyor. Eski Yugoslavya'nın özerk eyaleti olarak kabul ediyor. Bulgaristan, Makedonya Kosova çözümünden kendilerine yansıyabilecek parçalanmanın kaygısını taşıyorlar. İşin içine bir de Rusya'nın bölge çıkarlarını katarsanız... Sözün özü en çok ABD ve AB, bir yükten kurtulmak adına Kosova'nın nihai statüsünün bir an önce belirlenmesini istiyor, dayatıyor görünseler de.. Kosova'nın nihai statüsü, sınırlardan, ayrı bir devletçik olarak ayakta kalabilmeye, azınlık haklarına, dahası Batı'yı tehdit eden terör odaklarına kadar, bütün dünya dengelerini karıştırabilecek bir odak, duyarlılık noktası olarak duruyor.
CUMHURİYET -8 HAZİRAN 2006 PERŞEMBE





