Petrol gelirleri ile kasası dolup taşan Rusya'da milyonlar yoksulluk sınırının altında yaşıyor.
İnternetten yayın yapan sitenin haberine göre, aylık minimum yasal ücretin 1100 ruble (yaklaşık 40 dolar) olduğu, ortalama aylık gelirin ise 300 doları aştığı Rusya'da varlık ile yokluk kol kola. Birleşmiş Milletler (BM) istatistiklerine göre Rusya'da nüfusun yüzde 18'i, yani 30 milyon kişi yoksulluk sınırının altında, açlık tehdidi altında hayatını sürdürüyor.
Merkez Bankası'nın istatistikleri ise Rusya'nın döviz ve altın rezervlerinin 247 milyar dolara ulaştığını gösteriyor. 247 milyar dolarlık rezervin yanında, istikrar fonunda biriken 72 milyar dolar da Rusya için bir başka güvence unsuru. Ancak bu zenginlik, 147 milyonluk nüfusa dağıtılamıyor. Bunda en büyük etken, harcamaların artması durumunda enflasyonun fırlayacağı korkusu. Sonuç olarak Rusya, şu an dünyanın altın ve döviz rezervleri açısından en zengin dördüncü ülkesi olmasına rağmen, 30 milyon vatandaşının yoksulluk sınırında yaşamasını engelleyemiyor.
Rusya'nın dünya ekonomisi içinde henüz fazla bir ağırlığı olmaması da dikkat çekici. Örneğin dünya ekonomisinde ABD'nin payı yüzde 30.8 iken Rusya'nın payı sadece 1.2. Bunun en önemli nedeni de Rusya'nın üreten, artı değer oluşturan bir ekonomi değil, petrol-gaz gibi doğal kaynakların satışına dayanan bir ekonomi olmaya devam etmesi. Rusya'nın gayri safi milli hasılasının ilk kez bu yıl, 1991'deki, yani Sovyetler Birliği dağılmadan önceki büyüklüğü aşması bekleniyor.
CUMHURİYET 10.06.2006






