İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

'Kıbrıs, ABD için sıçrama tahtası'

Dünya
|

KKTC eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş: "Amerika ne hakla 'Ben Kıbrıs'ta tek bir hükümet tanırım. O da Rum hükümetidir' diyebiliyor. Bunun hak ve adaletle, insanlıkla bağlantısı nerede? Bunun Türkiye dostluğu nerede? Kıbrıs, ABD için petrol kuyularına sıçrama tahtası. Kıbrıs'ta İngiliz üsleri var. ABD bunları kullanıyor, kullanmaya da devam edecek."

KKTC eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş: "Amerika ne hakla 'Ben Kıbrıs'ta tek bir hükümet tanırım. O da Rum hükümetidir' diyebiliyor. Bunun hak ve adaletle, insanlıkla bağlantısı nerede? Bunun Türkiye dostluğu nerede? Kıbrıs, ABD için petrol kuyularına sıçrama tahtası. Kıbrıs'ta İngiliz üsleri var. ABD bunları kullanıyor, kullanmaya da devam edecek."

ABD, insanlık suçu işliyor
Gazetelerde Guantanamo'da ABD'nin insanlık dışı hapishanelerinde kalan kişilerin intiharlarının yazıldığını kaydeden Denktaş, “ABD'nin insanlık dışı hapishanesinde, seneler geçiyor, mahkeme yapılmıyor. İnsanlara nasıl muamele ediliyor bilen yok. İntiharlar oluyor ve son olarak 3 kişi daha intihar etti. Amerika lider devlet ama kuvvette lider. Öyle anlaşılıyor ki manevi değerlerde lider olmaktan çıkıyor. Eğer Türkiye böyle bir şey yapsaydı, insanlar hapse atılsaydı, dünya hop kalkar hop otururdu. Türkiye'ye ceza verirler, 'Bunu yapamazsın, insanlığa karşıdır' derlerdi. Ama bunu yapan güçlü bir devlet olunca, kimse bir şey söylemiyor” diye konuştu.  
Denktaş, ABD'nin Irak'ta bulunan petrolleri almak için bir yalan uydurduğunu, Amerika'nın “Saddam'ın elinde dünyayı alacak silahlar var” gerekçesiyle Irak'a girdiğini belirtti. 
ABD'nın Kıbrıs Rum yönetimini tanıması konusuna da değinen Rauf Denktaş, “ABD Kıbrıs'ta tek bir hükümet tanıdığını söylüyor. Bu hükümet eli kanlı bir diktatörlük hükümeti, terörizme dayalı, kara para aklayan, Miloseviç'in servetini Kıbrıs'tan geçiren manevi güçten yoksun, Kıbrıs'ta haksızlığın daniskasını yapmış, yapmaya devam eden, 'Anayasa yoktur' diyerek birden bire ortaklığı ortadan kaldıran, Türk ortağın hakkını gasp etmek için elinden geleni yapan bir hükümet. Amerika ne hakla 'Ben Kıbrıs'ta tek bir hükümet tanırım. O da Rum hükümetidir' diyebiliyor. Bunun hak ve adaletle, insanlıkla bağlantısı nerede? Bunun Türkiye dostluğu nerede? Kıbrıs, ABD için petrol kuyularına sıçrama tahtası. Kıbrıs'ta İngiliz üsleri var. ABD bunları kullanıyor, kullanmaya da devam edecek. AB ile anlaşma yapıyorlar. 'ABD olarak, biz İngiliz üslerini kullanacağız, sen de Kıbrıs'ın geri kalanını alacaksın' diyorlar.

Lozan Anlaşması yok sayılıyor
AB üyeleri hak ve adalete bakmaksızın, 1960 anlaşmalarına bakmaksızın, yani hukuku çiğneyerek, hak ve adaleti çiğneyerek, insan haklarını çiğneyerek, eli kanlı terörist Rum idaresini bütün Kıbrıs hükümeti olarak AB'ye alıyor. Böyle yapmakla 1960 anlaşması ile oluşan Türk ve Yunan dengesini, Lozan dengelerini ortadan kaldırıyor. Zaten ABD Lozan Anlaşması’nı hâlâ kabul etmeyen bir ülke” diye konuştu.
ABD'nin Rumları tanıma sözünün yeni bir söz olmadığını en başından biri söylediğini ifade eden Denktaş, “1964 yılında Kıbrıs'ta Türk'ün kanı akarken, çocuklar, 16 günlük bebekler, toplu mezarlarda genç anneleri ve yaşlı dedeleri ile birlikte gömülürken, ABD uzaktan seyrediyor ve ellerini ovuşturuyordu. Şimdi kafalarında Kıbrıs meselesinin hallolması, Kıbrıs'ın Yunanistan'a verilmesi fikri var. Ama bunu yaparken, 'Türkiye'yi de gücendirmeyelim. Onlara da Kıbrıs'tan bir üs verelim ya da Yunan adalarından birini verelim' diye formül var. Hep bizim çökmemizi beklediler. 11 yıl boyunca direndik. Toros Dağları'ndan gelecek sesi bekleyerek direndik. Yunanlılar harekata geçince, Türkiye nihayet Barış Harekatı'nı yaptı. Şehitlerine şehit katarak bizi kurtardı. Ancak, kuzeydeki varlığımızı, Kıbrıs'taki iki halktan biri olduğumuzu, Rum halkı kadar hakkımız olduğunu beyan etmemekte ısrar eden ABD, üstelik Rumlara, 'Tamamdır, Kıbrıs sizindir. Uzlaşmayın, sabredin' mesajı veriyor” dedi.

Annan Planı, sözün bittiği yer
Annan Planı'nı neden kabul etmedikleri konusuna da değinen Denktaş, “Annan Planı, Türkiye'yi adadan çıkartıyor. Türk-Yunan dengesini Yunanlı'nın lehine bozuyor. İşlemesi zor bir idare kuruyor. Rumlar, gün gelecek bundan da vazgeçecek ve Türkiye'nin garantör hakkı da kaldırıldığı için kendi başımızda Rum'un elinde esir olacağız. Türkiye'nin bu planı desteklemesi bizi şaşırttı. Bunun sırrını çözemedim ama geçenlerde Başbakan Erdoğan, bir açıklama yaptı ve 'Kıbrıs meselesi milli bir meseledir. Taviz verilmeyecektir.

Kıbrıs’ı muhakkak kurtaracağız...
“Kıbrıs elden giderse, arkadan başka şeyler gelir. Ekümenlik meselesi ortaya çıkar. Papaz, Vatikan gibi Türkiye'nin içinde Rum Ortodoks Devleti kurma yolunu açmaya çalışır.
Ardından Ermeni meselesi gelir. 'Tazminatlarını verin' derler. Bozcaada ve Gökçeada'da yaşamış olan Rumlar geri gelmeye, ellerindeki tapularla arazilerini istemeye başladılar. Papaz, vakıf arazisidir diye arazilerini istemeye başladı. Türkiye'nin üzerine çullandılar. Vatandan bir karış toprak verilmez, verilmeyecek; bunu herkes böyle bilsin. Kıbrıs meselesi tehlikelidir. Endişeliyim ama Anadolu'daki halkımıza ve Türkiye'ye güvenerek, ne kadar tehlikeli olursa olsun Kıbrıs'tan bir karış toprak vermemek niyetindeyiz, kararındayız. 'Referandum zamanında evet denmesi lazım, yolun açılması lazım' diyen basın, bu sefer 'Sayın Talat'ın zaferi' diye manşetler atıyor. 'Evet' demekle, Kıbrıs gidiyor. Güçlüler diye sesimizi çıkarmazsak, yaptıkları yanlarına kalacak. Kıbrıs önemlidir. Kıbrıs'ı Osmanlılar İngilizler'e geçici olarak vermiştir. İngilizler 1914 savaşında burayı gasp etmişlerdir.
Eğer Kıbrıs'ı terk edeceklerse, tamamen Türkler'e vermek zorundadırlar. Kıbrıs'ı muhakkak kurtaracağız. KKTC'yi muhakkak yaşatacağız. Başka çaremiz yok. Oynanan oyunlara boyun eğmeyeceğimizi dünya bilsin.”

MİLLİ GAZETE  13.06.2006
AKRA