Bankacılık sektöründe, 2004 yılında 241 milyon YTL olan kârlarını, 2005’te iki kattan daha fazla artırarak 510 milyon YTL’ye çıkaran yabancıların, satış eğiliminin sürmesi halinde kârlarını 2006 yılında 1 milyar doların üzerine çıkarması bekleniyor.
Türkiye’de ilk özelleştirmenin 1985 yılında yapıldığını kaydeden Dura, satışların bugünde sürdüğüne dikkat çekerek, “2003 sonu itibariyle, gerçekleştirilen 222 özelleştirmeden yaklaşık 10 milyar dolar gelir sağlandı. Bu para elde mi kaldı, ne gezer. Uzman kuruluş raporları (!), iyileştirme, tanıtım, ilan ve reklâm derken, özelleştirme uğruna ne kadar para harcandı biliyor musunuz? Tam 9,6 milyar dolar! Nerdeyse, elde edilen hâsılata eşit! Elde var sıfır! Kopartılan kıyamet, yalnızca 400 milyon dolar içinmiş demek.”ifadelerini kullandı.
Dura, AKP iktidarına göre hortumcuların 35 milyar dolar götürdüğüne işaret ederek, batık bankaların ülkeye verdiği zararın ise 18 milyar dolar olduğunu söyledi. Dura, “Demek ki hortum; 30 Petkim’i, 10 Tüpraş’ı, 14 Poaş’ı yutmuş bulunuyor. Her şeyi satan anlayış, AKP iktidarı; bu hortuma seyirci kalmaktan başka, onun ortamını daha da elverişli kılıyor” görüşünü savundu. Millî Gazete’nin özelleştirmeler ve yabancı payının artışı ile ilgili sorularını cevaplandıran Dura, yabancı sermaye, Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu koşullarda büyük bir tehlike olduğunun altını çizerek, “Çünkü çok daha canlı, güçlü bir ulusal yatırım eğilimi olmadıkça, yabancı sermaye bir “ekonomik işgal” etkisi oluşturur. Zaten yabancı sermayenin zararları sağlayabileceği faydalardan çok daha fazladır. Ekonomik işgal durumunda, zararlar öldürücü bir nitelik kazanacaktır.” dedi.
Dış ticaret açığımızın kaderi bile yabancılara terkedilmiş
MİLLİ GAZETE 19.06.2006






