İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Çin'e gittik; bilim yerine kilim aldık

Türkiye
|

Dünya devi olmaya aday Çin, tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye'nin de gözünü korkutuyor. Başta ABD olmak üzere birçok ülke Çin'e karşı önlemler alırken biz halen hiçbir şey yapmıyoruz. Anlayacağınız, ülkemiz 'çekik göz istilası tehlikesi' altında...

Dünya devi olmaya aday Çin, tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye'nin de gözünü korkutuyor. Başta ABD olmak üzere birçok ülke Çin'e karşı önlemler alırken biz halen hiçbir şey yapmıyoruz. Anlayacağınız, ülkemiz 'çekik göz istilası tehlikesi' altında...

Mart ayında yaptığım bir röportajda Salıpazarı'ndaki Çin mallarına dikkat çekilmişti.  O yazıda üzerinde durulan nokta Çin mallarının ucuzluğu ve kalitesizliği idi. Uç örneklerden biri şuydu: 12 kurşunkalem 10 yeni kuruşa satılıyordu ama kalemtıraşa sokulduklarında sonuna kadar tek sağlam uç vermeden bitiyorlardı. O tarihten bu yana Türk-Çin İş Konseyi eski başkanlarından Asaf Güneri beni adeta bilgi yağmuruna tuttu. Düzenli tutulmuş dosyalar içinde Çin-Türkiye ilişkileri hakkında bilgiler gönderdi. Bunlardan benim anladığım, ülkemizin 'çekik göz istilası tehlikesi' altında olduğu idi. Fakat bizi istila etmeyen hangi ulus kalmıştı ki?.. Çoğunun gözleri yuvarlaktı, araya biraz da çekik gözlüler katılsa ne fark ederdi? Bu arada Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, ''Peygamberimiz ilim Çin'de bile olsa gidip alın, dedi. Biz galiba ilimi kilim anladık. İlimi bırakıp kilimi alıyoruz'' deyince, Çin tehlikesi ile ilgili olarak Asaf Güneri'den daha fazla bilgi almak farz oldu.

Gönderdiği kalın dosyaların özeti şuydu:

Çin'le ilişkilerimizin yoğunlaşmaya başladığı yıllarda (1985) net ihracatta yüzde 90 öndeydik.

2005 yılında Türkiye net ithalatta yüzde 90 içerdeydi.

2005 rakamlarıyla 6.8 milyar dolarlık ticaret hacminin sadece 700 milyon dolarlık kısmı bize ait, kalanı Çinlilerin gönderdiği mallardı.

Diğer ülkeler (ABD bile) tehlikeyi görmüş, önlemlerini almaya başlamıştı. ABD- Çin dış ticaret açığında makas henüz yüzde 22.5 iken, Çin parası yuan/renminbi'yi devalüe ettirmek için girişimde bulunmuş ve bunu başarmıştı. Biz ise uyuyorduk.Sadece uyumakla kalsak yine iyi.. Çinliler modern PR ile bizde beyin yıkarken, Batı'da 'çöp' diye bilinen kalitesiz Çin malları piyasayı dolduruyordu. (Salıpazarı örnekleri devenin sadece kulakları idi.)

U cuzluğun sırları

1977'den beri Çin'e gidip gelen Güneri, ucuzluğun sırrını şöyle anlattı:

* Çinliler çok ucuza, hatta karın tokluğuna bile değil, parasız çalıştırılıyordu. Gıdasızlık yüzünden işçilerin öğlene doğru uyuklamaya başlaması üzerine kantinden ıvır zıvır getiriliyordu.

* Mao döneminden kalma tek tip elbiseler yama içindeydi. Hatta yama bile bulamayanlar vardı.

* Bisikletleri binilecek durumda değildi. Türk heyeti bu bisikletlerden bazılarını incelemiş ve nasıl yürüdüklerini anlayamamıştı.

* Bizdeki ve Brezilya'daki gecekondular (favelas) Çinli işçilerin yatıp kalktıkları yerler yanında lüks villalar gibi kalıyordu.

Bu koşullar içinde rekabet edilemeyen Çin malları için bazı ülkeler şu maddeyi yürürlüğe koymuşlardı: ''İnsani koşullarda işçi çalıştırmayan şirketlerle alışveriş yapılmasın.''Biz mi? Biz hâlâ uyuyorduk.

Nasıl başarıyorlar?

* Mao'nun egemenliği sona erdikten sonra da antidemokratik yöntemlerle çalışanların isyanı engelleniyordu.

* Ülke yöneticileri sessiz- sedasız ve kavga-gürültüsüz seçiliyordu.

* 1970'lerde Tiananmen Alanı'ndan saatte bir otomobil, yarım saatte bir otobüs ve günde 1 milyon bisiklet geçiyordu. Bugün Pekin ve Şanghay caddelerinin trafik yükü, New York ve Tokyo caddeleriyle yarışıyordu.

* İşçinin sömürüsü sonucu sermaye birikimi öyle bir noktaya gelmişti ki, Amerikan şirketinin bilgisayar bölümünü bir Çin vatandaşı tek başına satın almıştı.

* Her ülkeye ülkenin dilini iyi konuşan büyükelçi ve konsolos gönderme başarıyla yürütülüyordu (Hürriyet'ten Gila Benmayor kısa süre önceki yazısında ''Çin Büyükelçisi Song Aigua su gibi Türkçe konuşuyor'' diye yazıyordu)

* Biz hâlâ uykudaydık; Türk-Çin İş Konseyi tarafından yetiştirilen birkaç kişi bile özel şirketler tarafından kapılmıştı

CUMHURİYET -20 HAZİRAN 2006 SALI
AKRA