İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Eğitim sistemi felç

Türkiye
|

Prof. Dr. Ortaş: “Üniversiteler bugün, evrensel anlamda bilim, sanat ve felsefe ortamları oluşturamıyor, en temel sorma becerisini veremiyor, bir problem veya argüman geliştirme becerisi sağlayamıyor”

Prof. Dr. Ortaş: “Üniversiteler bugün, evrensel anlamda bilim, sanat ve felsefe ortamları oluşturamıyor, en temel sorma becerisini veremiyor, bir problem veya argüman geliştirme becerisi sağlayamıyor”

Öğrenciler için bütün bir eğitim-öğretim dönemi boyunca süren sınav maratonu sona ererken, ''öğrenci seçme'' sistemi ve seçilen öğrencileri nasıl bir üniversite hayatının beklediği hala tartışılıyor.  ÖSS'ye eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşan Çukurova Üniversitesi'nde görevli Prof. Dr. İbrahim Ortaş, ''Öğrenciler ÖSS'de istedikleri bir fakülteye girmek için kan ter içinde kalırken, üniversiteler yeni mezunlarını diploma törenleriyle uğurlamaya çalışıyor. Üniversiteler öğrencilere altyapı sağlayamazken, artık diplomalar da beklentileri karşılayamıyor" dedi. Prof. Dr. Ortaş, ''İlköğretimden başlayan ezbere dayalı anlayışla gelecek kuşakların yetiştirilmesi olası gözükmüyor. Mezunların kültürel alt yapılarının tam olarak oluşmaması, kendilerini ifade edememeleri, yabancı dil bilmemeleri, araştırıcılık ruhuna sahip olmamaları kimileri için 'başarı' göstergesi sayılsa da akademik yaşamla örtüşmüyor. Bir yandan yaratıcı elemanlar aranırken, diğer yandan torna tesviyeden çıkmış on binlerce diplomalı işsiz dikkatlerden kaçmıyor'' şeklinde konuştu.

Sorunun aslında öğrencilerden değil sistemden kaynaklandığına işaret eden Prof. Dr. İbrahim Ortaş, "Bunun nedeni, iyi organize olamamamızdan ve bütünsel bakamamamızdan kaynaklanıyor. Her ne kadar Prof. Dr. Bahattin Baysal (CBT Sayı 1005) benim bu konudaki eleştirilerimi 'kaos' olarak tanımlıyorsa da ben yine de iğneyi kendimize batırmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkenin ilk, orta ve yüksek öğrenim sisteminin çalışmadığını, arzulanan öğrenme ortamının oluşturulamadığını, öğrencilerimizin istenilen nitelikte donanımlı olarak mezun olmadıklarını tekrarlamaya herhalde gerek yok. Üniversiteler bugün; evrensel anlamda bilim, sanat ve felsefe ortamları oluşturamıyor, en temel sorma becerisini veremiyor, bir problem veya argüman geliştirme becerisi sağlayamıyor. Gençliğin ve düşüncenin 'tehlike' olarak algılandığı bir yapıda, önümüzdeki kısa süreçte bu yönde olumlu bir ışık da gözükmüyor'' açıklamasında bulundu. 
Bugün üniversitelerin, öğrencilerin farklı felsefi tartışma ortamlarında kendilerini buldukları, dünya görüşlerini geliştirdikleri, hayata bakış açıları kazandıracak yol haritaları çizebildikleri ortamlardan çok uzakta olduğunu savunan Ortaş, ''Üniversite öğrencileri ve öğretim elemanları üzerine yapılan surveyler; etnosentrik değerlerin kutsanması dışında 'okur-yazarlığın' sınırlı kaldığı bir gruba işaret ediyor. Bu yönüyle üniversiteler, Sayın Cahit Arf Hoca'nın belirttiği gibi yüksek ortaokul düzeyinde eğitim veriyor'' dedi.
Gelişmiş Batı üniversitelerinin, üniversiteye giriş için belirli standartlar geliştirmiş olduklarını, Türkiye'de de bazı ölçütlere ihtiyaç olduğunu, ancak bugünkü sınav sisteminin tek sınava dayandığı için yetersiz kaldığını öne süren Prof. Dr. Ortaş, lise eğitiminin başarısı, ağırlıklı ortalaması, liselerin niteliğinin etkisi ve sınav sonuçlarının bütünleştirilmesi gerektiğini savundu.
''Bu yılki ÖSS sınavında sorulan sorulara bakarken, acaba her şeyiyle sınava kilitlenen Türkiye halkı ne öğrendi?'' diye soran Prof. Dr. Ortaş, mini bir anket yaptığını ve çevresindeki birçok insana, sınavda çıkan sorularda ilgilerini çeken, kendilerini düşündürten ne olduğunu sorduğunu, ancak olumlu bir cevap alamadığını anlattı.

“Okuma hatası ve anlama güçlüğünü bile aşamıyoruz”
ÖSS sınavı öncesi öğrencilere yapılan uyarılar arasında "okuma hatası ve anlama eksikliğinden" söz edildiğine işaret eden Prof. Dr. İbrahim Ortaş, ''Dikkatli olun demek güzel, ancak yetersiz. Ortaokulda, lisede sınav kaygısı nedeniyle kitap okuma alışkanlığı kazandırılamamış, el becerisi olmayan, felsefe ve kompozisyon becerileri geliştirilememiş bir gençliğe 'dikkatli olun' dendiğinde, artık zurnanın son deliğine gelinmiş oluyor'' dedi. Ortaş, ''Son yıllarda beden eğitimi, müzik, resim gibi dersler boş geçmekte, felsefe derslerine alan dışı dersi öğretmenleri sokulmakta. Varsa yoksa 'sınav ağırlıklı test'. Bunların öğrencilerimizin yaşamla bağlarının kopmasına neden olduğunun farkında mıyız? Kişinin yaşamı anlaması, ona anlam katması ve bunun oluşturduğu mutluluk, nice sınavı kazanmaktan daha önemli değil mi? Sınavı kazanmak önemli, ancak hepsinden önemlisi kazandığı şeyin ne olduğu, bunun kendisine ve toplumuna katkısı, insanlık için ne yapacağı bilincinin olması. Sınav kazanmış çok sayıda kişi tanırız; sınavı kazanmasına rağmen halen yaşamı kavrayamadığı için ne kendisi mutlu, ne ailesi ve ne de çevresine bir katkı sağlayabiliyor, mutluluk katabiliyor'' açıklamasında bulundu.

MİLLİ GAZETE  29.06.2006
AKRA