Dilovası Araştırma Komisyonu, ölümlerin yüzde 33'ü kanser kaynaklı olan beldeyle ilgili raporunu yazdı: 15 bin işçi risk altında. Arıtma yetersiz. Atıklar nereye gidiyor belli değil.
Türkiye'de endüstriyel çevre kirliliğinin en yoğun yaşandığı, 1995-2004 yılları arasındaki 495 ölümün yüzde 33'ünün kanserden kaynaklanması nedeniyle 'kanser kasabası' olarak nitelenen Kocaeli'nin Dilovası beldesini araştırma konusu yapan Meclis, çevre ve insan sağlığının göz ardı edildiğini vurguladı, bölgenin tıbbi afet bölgesi ilan edilmesini istedi.
TBMM Dilovası Araştırma Komisyonu çalışmalarını tamamlayıp, raporunu yazdı. Çevre ve insan sağlığıyla ilgili koruyucu önlemlerin göz ardı edildiği vurgulanan raporda, araştırmaların bölgede kanser hastalığından ölümlerin ülke ortalamasının çok üzerinde olduğunu ortaya koyduğu belirtildi. Dilovası'ndaki fabrikaların
önemli kısmının üretim veya girdilerinde kanserojen maddeler kullandığı ifade edilen rapora göre, bölgede çalışan 15 bin civarındaki işçi risk altında. Beldenin nüfusu, işçiler ve aileleriyle birlikte yaklaşık 100 bine ulaşıyor. Ayrıca TEM otoyolu ve D-100 karayolu güzergâhındaki Dilovası, çoğu ağır vasıta olmak üzere yoğun trafik baskısı (günlük ortalama 114 bin araç) altında. Araç egzoz gazları da önemli miktarda hava ve gürültü kirliliğine yol açıyor.
Raporda şu ifadelere yer verildi: "Sanayi atıkları, toplayıcı firmalarca ücret karşılığı alınıyor, ancak bu atıkların nereye götürülüp nasıl bertaraf edildiği konusunda belirsizlik var. Bazı fabrikalarda bulunan arıtma sistemleri ya çalıştırılmıyor ya da yetersiz. Bazı işletmeciler arıtma tesislerinin inşaat ve işletilmesini mali külfet olarak görüyor."
Kanserden ölümler aşırı
Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu'nun TBMM Dilovası Araştırma Komisyonu'na verdiği, beldede 1995-2004 arasındaki yaşanan kanser ölümleriyle ilgili araştırmaya göre Dilovası'nda 10 yılın üzerinde kalmak, ölümleri dört kat artırıyor. 1995-2004 arasında toplam 495 ölüm vakası meydana geldi. Vakaların yüzde 33'ünü kanserden ölümler oluşturdu. Kanser ölümlerinin yüzde 44'ü de havayoluyla sağlığı etkileyen faktörlerden kaynaklı akciğer kanseriydi. Türkiye'de kanserden ölüm oranı yüzde 13. TÜBİTAK da yaptığı çalışmanın sonuçlarını TBMM Komisyonu'na şöyle sunmuştu: 167 fabrika var. Bunlardan 18'i faal değil, 113'ü çevreye olumsuzluk yaratacak emisyon oluşturmuyor. Ancak 34 firma, potansiyel ve risk içeriyor.
Kadminyumun marifetleri
TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM), Kocaeli Üniversitesi ve Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nün 17-20 Nisan tarihleri arasında yaptığı araştırmada Dilovası'ndaki kadmiyum oranı 1.195 mikrogram/n.metreküp. AB ölçülerine göre havadaki kadmiyum oranı 0.005, Türkiye'deki yönetmeliğe göre ise 0.04 mikrogram/n.metreküp olması gerekiyor. Dilovası'nda solunan havadaki kadmiyum oranı, AB tehlike sınırının 239 katını, Türkiye'deki değerin 30 katını aşıyor. Kadmiyum, son derece zehirli bir madde olarak biliniyor. Solunum yoluyla yüksek oranda kadmiyum alınması, akciğer hastalığına, prostat kanserine, kansızlığa, dokularda ve böbreküstü bezlerinde tahribata sebep oluyor.
RADİKAL 30.06.2006






