ABD, Hazar’da kurduğu askeri birlikler sayesinde Hazar petrol yatakları ve boru hatları üzerindeki kontrol gücünü her geçen gün arttırıyor. ABD, bir yandan dünyanın gözünü terör olaylarına ve dünyanın birçok yerinde süren savaşlara çevirirken, bir yandan da sessiz sedasız Hazar Denizi’ndeki askeri varlığını büyütüyor. Daha önce Kırgızistan ve Özbekistan’da üs kurarak bölgeye yerleşen ABD, Gürcistan, Ukrayna ve Bulgaristan’da kurduğu üslerle de Hazar bölgesi çevresini tamamen kuşatmış durumda.
ABD’nin İran’a askeri saldırılarının tartışıldığı ve Irak’ta devam eden savaşın ABD aleyhine gelişmesi ile birlikte, ABD yeni stratejiler üretmeye yöneliyor. Irakta umduğundan daha büyük bir direnişle karşılaşan ABD’nin yeni enerji arayışlarına geçtiği, söz konusu arayışın da özellikle Hazar Denizi Havzası’na yoğunlaşması, Hazar Denizi’nde suların ısınmasına neden oluyor. Hazar Denizi’nde tahminlere göre 200 milyar varillik bir petrol rezervi bulunuyor ve bu rezervin parasal değeri 4 trilyon dolar civarında bir rakama tekabül ediyor. Bu miktar ABD rezervlerinin 3 katından daha fazla ve ABD’nin söz konusu rezervi ele geçirmesi durumunda 30 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabileceği belirtiliyor.
ABD, dünyayı yeni bir savaşa sürüklüyor
Bu durum ABD’nin iştahını kabartıyor, ancak Hazar Denizi çevresindeki ülkelerden özellikle Rusya ve İran’ın Hazar Denizi’ndeki enerji rezervlerini ABD’ye kaptırmaya hiç de niyeti yok. Rusya, bir yandan Soğuk Savaş sonrasında Sovyetler Birliği’nden kopan devletleri tekrar Rusya liderliğinde toparlama çalışırken, bir yandan da ABD’nin bölgedeki askeri varlığını uzaklaştırmaya çalışıyor. Öte yandan ABD ise, Hazar Denizi çevresinde ve Orta Asya’da askeri varlığını güçlendirmek için özellikle de Kazakistan’a yönelik politikalar geliştirerek Rusya’nın arka bahçesinde kendi hâkimiyetini her geçen gün arttırmaya çalışıyor. ABD, bir taraftan Rusya’yı dışarıda bırakmayı öngören Trans-Hazar projesini yeniden yapılandırmaya çalışırken bir yandan da Hazar çevresindeki askeri potansiyelini güçlendirmeye çalışıyor. 21’inci Yüzyılın Basra körfezi olarak adlandırılan Hazar Havzası çevresinde gelişen olaylar ABD’nin dünyayı yeni tehlikelere sürüklemesi olarak değerlendiriliyor.
ABD, Hazar çevresine askeri yığınak yapıyor
ABD hem enerji kaynaklarının kendi çıkarları doğrultusunda korunması, hem de bölgedeki askeri varlığını güçlendirmek için ilk olarak 100 milyon doları aşkın bir askeri yatırımla Azerbaycan enerji kaynakları ve petrol boru hatlarının korunması için Hazar Havzasına yerleşmeye devam ediyor. Daha sonraları bölgedeki askeri potansiyelini arttırmayı hedefleyen ABD, Hazar Muhafız Birliğini kurarak bölgedeki askeri varlığını da resmileştirdi. Söz konusu birlik, aynı zamanda bölgedeki yerel polis gücü ile de işbirliği içerisinde çalışmaya ve ABD adına çok önemli stratejiler geliştirmekle de yetkilendirilmiş durumda. Bu birlik aynı zamanda Hazar Denizi’nde ve Azerbaycan’da konuşlandırılan radar sistemlerinin kontrolünü de elinde bulunduruyor.
ABD, Hazar’ı kuşatma altına aldı
Başta Azerbaycan olmak üzere, Hazar çevresinde bulunan ülkelerdeki uzmanların büyük bir çoğunluğu, ABD’nin bölgede geliştirdiği ilişkilerin, yoğunlaşan temaslarının ve büyüttüğü askeri yığınağının arkasında ABD’nin İran’a saldırma niyetinin yattığını ifade ediyor. ABD, Hazar’da kurduğu askeri birlikler sayesinde Hazar petrol yatakları ve boru hatları üzerindeki kontrol gücünü her geçen gün arttırıyor. ABD, bir yandan dünyanın gözünü terör olaylarına ve dünyanın birçok yerinde süren savaşlara çevirirken, bir yandan da sessiz sedasız Hazar Denizi’ndeki askeri varlığını büyütüyor. Daha önce Kırgızistan ve Özbekistan’da üs kurarak bölgeye yerleşen ABD, Gürcistan, Ukrayna ve Bulgaristan’da kurduğu üslerle de Hazar bölgesi çevresini tamamen kuşatmış durumda.
MİLLİ GAZETE 05.07.2006






