İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Avrupa Konseyi'nin CIA kararı

Dünya
|

CIA'yı hukuk dışı yöntemlerden vazgeçmeye çağıran Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, terörle hukuksal çerçevede mücadele etmenin mümkün olduğunu ortaya koymanın önemini vurguladı

CIA'yı hukuk dışı yöntemlerden vazgeçmeye çağıran Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, terörle hukuksal çerçevede mücadele etmenin mümkün olduğunu ortaya koymanın önemini vurguladı.


Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, geçtiğimiz hafta (İsviçreli senatör Dick Marty tarafından yedi ay süren bir çalışma sonucunda hazırlanan rapora dayanarak) önemli bir karar aldı. Bu kararda, Avrupa Konseyi üyesi bazı ülkelerin, ülkelerindeki terör zanlılarının Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü (CIA) tarafından uçakla nakledilmesine izin vermiş oldukları belirtiliyor.
Geçtiğimiz aylarda, basında birçok Avrupa ülkesinin ABD'nin bu uygulamalarına destek verdiklerine ilişkin tartışmalar yer almıştı. Avrupa Konseyi'nce alınan bu kararın, hem Avrupalı ülkeler hem de ABD açısından son derece ciddi sonuçları olacak. ABD ile Avrupalı ülkeler arasında gerçekleştirilen bu hukuk dışı işbirliği, büyük bir gizlilik içinde gerçekleştirildiği için ulusal ve uluslararası denetimden uzak kalmıştı. Önümüzdeki haftalarda bu durumun değişeceği kesin.

Marty, raporunda 14 Avrupa ülkesinin CIA uçuşlarına destek verdiğini ve ortaya konan eylemlerin bu ülkelerin bilgisi dışında gerçekleşmesinin düşük bir ihtimal olduğunu belirtiyor. Bu raporun temelini oluşturduğu kararda da aynı görüşü yansıtan bir ifade kullanılmış. Burada ortaya çıkan durumun altını çizelim: Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Terry Davis'in de belirttiği gibi, bu ülkelerin sadece "Kesinlikle işbirliği yapmadık" şeklinde açiklamalar yapması yeterli olmayacak. Geçen hafta alınan kararda, bu ülkelere en kısa sürede Parlamenterler Meclisi'ni bilgilendirme yönünde çağrı yapıldı.

Kararda, Avrupa'nın büyük müttefikine rahatsızlık verecek başka noktalar da var. Bunlardan biri, Washington yönetiminin ceza hukuku ve savaş hukuku yöntemlerinin terörle mücadelede yetersiz kaldığı görüşünde olmasıyla ilgili. ABD'nin, bu nedenden ötürü hukuk literatürüne 'çarpışan düşman' ve 'olağanüstü nakil' gibi yeni kavramlar oluşturduğu belirtiliyor. Avrupa Konseyi ise durumun uluslararası hukuk açısından kabul edilir olmadığını ve Avrupa kıtasında yürürlükte olan temel hukuksal kavramlara aykırı olduğunu vurguladı. ABD'nin kullandığı yöntemlerin hukuk dışılığı, bir diğer eleştiri maddesini oluşturuyor. Konsey'in aldığı kararda, Avrupa'daki birçok şehirde yüzlerce insanın tuzağa düşürülmüş, kaybolmuş, gizlice tutuklanmış ve başka ülkelere nakledilmiş olduğuna dair bir ifade var. Bu nakillerde özellikle işkence uygulanan ülkelerin seçildiği, ülke ismi verilmeden belirtilmiş. Kararda, Avrupa hükümetlerinin CIA'e destek kapsamında dahil olduğu insan hakları ihlalleri şu şekilde belirtiliyor:
  • Bir insanı belirsiz bir süre boyunca temel haklardan ve hukuki garantilerden yoksun bırakarak alıkoyma,
  • Bir insanı tutukladıktan sonra hukuk dışı hapishanelere nakledileceğini bilerek ABD'ye teslim etme,
  • Bu nakilleri gerçekleştirecek sivil uçaklara uçuş izni verme,
  • Hukuk dışı uygulamalara neden olacağını bilerek ABD'ye istihbarat sağlama,
  • Gizli tutukluluk altında bulunan veya olağanüstü yöntemle nakledilecek kişilerin sorgulamasına doğrudan dahil olma,
  • Tehdit ve işkence gibi insan haklarına aykırı yöntemlerle alınmış olan bilgileri kabul etme veya kullanma,
  • Sivil ve askeri havaalanlarının, olağanüstü nakil veya benzeri hukuk dışı tutuklu nakli amaçlı kullanımlarına (yakıt ikmali gibi sebepler de dahil) izin verme.

    Meclis, bu kabul edilemez yöntemlerden vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Kararda vurgulandığı üzere, yapılması gereken, terörle hukuksal çerçevede savaşmanın mümkün olduğunu uluslararası topluma ispatlamak. Terörle mücadelenin, insan haklarının korunmasına ilişkin uluslararası normlara ve hukuk ilkelerine uygun bir şekilde yürütülmesı gerekiyor. Böylece, yerleşik siyasi, sosyal ve hukuksal düzenin bozulmasına meydan verilmeyerek, teroristlerin kurduğu tuzağa düşülmemiş olacak. Avrupa ile ABD arasında terörle mücadele konusunda sağlam bir işbirliğinin varlığı herkes tarafından kabul edilen bir gerçek. Hukuksal meşruluk, bu işbirliğinin temelini oluşturuyor.

    ARMAĞAN GÖZKAMAN: İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü araştırma görevlisi
  • AKRA