İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Çözümsüz krizler trajedi yaratıyor

Dünya
|

Ortadoğu'da Filistin'deki çözümsüz kriz her gün yeni bir insanlık dramı üretiyor. Bu tabloya Irak işgali eklendi.

Ortadoğu'da Filistin'deki çözümsüz kriz her gün yeni bir insanlık dramı üretiyor. Bu tabloya Irak işgali eklendi.


Her gün ölüm haberlerinin geldiği Filistin'de insanlık dramı sürerken 2003'teki ABD işgaliyle birlikte Ortadoğu'nun çözümsüz kriz odaklarına Irak da eklendi. İsrail'in bölgedeki hukuksuz ve dizginsiz saldırganlığı, bugün Irak'ta işgalci gü ç ABD tarafından yeniden üretiliyor. ABD ve İsrail, bölgeye ilişkin büyük ölçüde çakışan ''ulusal çıkarları'' doğrultusunda tek taraflı planlarını yürütürken ölçüsüz bir şiddet uygulamanın yanı sıra bölge halklarını birbirine düşürme politikalarını da gündemde tutuyor. Irak ve Filistin'deki meşru direniş bile ''terör'' damgasıyla bölünüyor; uluslararası hukuk ve sözleşmelerin, BM gibi örgütlerin yaptırım gücü sıfırlanıyor.

''Uluslararası kamuoyu'' bu müdahaleler karşısında başını kuma gömmeyi tercih ederken Irak ve Filistin halklarının tarihsel müttefiki olan Arap ülkeleri, belli aralıklarla gelişmeleri kınama dışında bir müdahalede bulunma gücüne, iradesine, olanağına sahip olamıyor.

İsrail'in, Eylül 2000'de yeniden başlayan ''İkinci İntifada'' sürecinde dönem dönem yoğunlaşan saldırganlıklarına bir yenisini daha eklendi. 25 Haziran'da Filistinli örgütlerin İsrail-Gazze sınırındaki bir askeri tesise saldırarak 2 İsrail askerini öldürüp birini de esir almasının ardından Gazze'ye yönelik büyük bir saldırı başlatan İsrail ordusu 30 Haziran - 13 Temmuz tarihleri arasında 60'tan fazla Filistinliyi öldürdü. İsrail çok sayıda Filistinliyi ve hatta Filistin parlamentosunun üçte birini esir aldı. Filistin yönetiminin binaları dahil çok sayıda binaya hava saldırıları düzenlendi. Filistin halkının temsilcisi, ama İsrail'e göre ''terörist'' sayılan bir dizi politikacı suikast hedefleri listesine yerleştirildi.

30 Eylül 2000'den bu yana, İsrail güvenlik güçleri tarafından işgal topraklarında öldürülen Filistinli sayısı 3 bin 453, İsrail'de öldürülenler 60 olarak veriliyor. Yine işgal topraklarında İsrailli sivillerin öldürdüğü Filistinli sayısı ise 41. Filistin saldırıları sonucu işgal topraklarında öldürülen sivil İsraillilerin sayısı 234, İsrail'de öldürülenlerse 463. İsrail güvenlik güçlerini hedef alan saldırılarda ise, işgal topraklarında 225, İsrail'de 86 kişi öldürülmüş. Öldürülen Filistinli çocukların sayısı 701, İsrailli çocuk sayısı 119. Bu veriler, bir İsrail İnsan Hakları Örgütü olan B'TSELEM adlı kuruluşun internet sitesinden alındı.

Irak'ın verilerine gelince... Savaşın başlangıcından beri, çeşitli kanallardan Irak'taki kayıpları belirlemeye çalışan Iraq Body Count adlı kuruluşun internet sitesindeki bilgilere göre ''günlük ölü sayısı'' işgalin birinci yılında 20, ikinci yılında 31 ve üçüncü yılında 36 şeklinde artıyor. Rakamlarla 1 Mayıs 2003-19 Mart 2004 arasında 6 bin 331, 20 Mart 2004-19 Mart 2005 arasında 11 bin 312 ve 20 Mart 2005-19 Mart 2006 arasında 12 bin 617 sivil öldürülmüş. Üçüncü yılla ilgili kritik kimi saldırıların bu verilere dahil olmadığı belirtiliyor.

Savaş dönemine yani ilk 42 günlük döneme ilişkin saptanan sivil kayıpların sayısı 7 bin 312 ve yaralılar 17 bin 298 kişi. Irak'ta sivil kayıpların gerekçelerine dair, sitede öne sürülen bilgiler ABD'nin ''öldürme'' yöntemlerine dair farklılaşmalar olduğuna işaret ediyor.İşgal yönetimi, Irak'ta Haziran 2004'ten itibaren egemenliği devrederken ''Salvador seçeneği'' olarak adlandırılan Latin Amerika'da Soğuk Savaş döneminde yürürlüğe konan ölüm mangalarının faaliyetlerini devreye soktu. Son dönemde, etnik çatışmalar olarak sunulan çok sayıda infazın, bu mangaların belli bir taktik plan doğrultusunda gerçekleştirdiği cinayetler olduğu öne sürülüyor.

Filistin'de İsrail'in tek taraflı planlarını yürütmesine benzer şekilde, ABD de Irak'ta işgali sürdürüyor. Irak'ın demokrasiye kavuşması, kendi yönetimini oluşturması, güvenliğin sağlanması söyleminin arkasında etnik temelli bir federasyonun inşası planlarından bahsediliyor. Irak'ta beklemediği bir direnişle karşılaşan ABD'nin ''ulusal çıkarlarına'' uygun son çözüm de böyle belirginleşiyor.

CUMHURİYET  13.07.2006
AKRA