Türkiye’de asgari ücreti yüksek bulan ve bölgesel asgari ücret uygulamasına geçilmesini isteyen IMF’ye tepkiler yükseliyor. Ekonomistler, işçi haklarının budanmasını isteyen IMF’nin ülkeyi ‘Çinlileştirmek’ istediğine işaret ederek, “Türkiye’yi daha önce 1994 ve 2001 krizlerine sürükleyen IMF, bu kez de yol açtığı üçüncü sıcak para krizinden, yani 2006 krizinden sonraki senaryoları çalışıyor. Bulunan formül belli: Türkiye’yi ucuz emek ülkesi haline getirerek, bununla dış pazarda rekabet gücü bulacağına inandırmak” olduğuna dikkat çekiyor.
Türkiye’deki asgari ücretin benzer ekonomik koşullardaki ülkelere göre yüksek olduğunu savunan IMF, milli gelirin eşit dağıtılmadığını vurguluyor. IMF’ye göre, işsizlik sorunu da yüksek kıdem tazminatlarından dolayı çözüme kavuşturulamıyor, işverenlerde ödedikleri ‘yüksek kıdem tazminatı’ nedeniyle çıkardıkları çalışanın yerine yenisini alamıyor. IMF, bunları talep ederken, 3 Kasım 2002’den bu yana sürekli olarak ‘IMF’den kurtulacağız’ sözünü veren AKP hükümeti de IMF’nin talimatlarını yerine getiriyor.
Açlık ve yoksulluk sınırı artıyor
İktisatçı Mustafa Sönmez, IMF’nin en son 2005’te brüt 513 YTL yapılan asgari ücrete yeni bir zammı istemediğini belirterek, “IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger’a göre, Türkiye’de asgari ücret yüksekmiş. Hem de asgari ücretin Malta, Fransa, ABD ve İspanya gibi ülkelerin çok üzerinde olduğunu iddia etmiş. Duy da inanma! Alalım bizi. 531 YTL’lik asgari ücretten devlet yüzde 30’a yakın kesinti yapıyor, vergi ve prim olarak geriye 322 YTL kalıyor. Şimdi bu rakamın neresi yüksek” diye konuştu.
Sönmez, Türk-İş’in her ay yaptığı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının Haziran 2006 sonuçlarına göre, Ankara’daki dört kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için gerekli mutfak harcaması tutarını gösteren açlık sınırı Haziranda 517,6 YTL olarak saptandığını ifade ederek, “Bu açlık sınırı. Yani sadece mide ile ilgili olanı. Bir de barınma ve diğer asgari ihtiyaçları dikkate alan yoksulluk sınırı var. O da Haziranda 1.862 YTL olarak belirlenmiş. Bir yanda 322 bin net asgari ücret bir yanda 1.540 YTL üstüne çıkan yoksulluk sınırı. Buradan ülkenin ahlaki çöküntüsünü okuyabilirsiniz” ifadelerini kullanıyor.
MİLLİ GAZETE 14.07.2006






