ABD'nin Ankara Büyükelçiliği, Lübnan'dan tahliye edilen vatandaşlarının ülkeye dönüşlerinin Türkiye üzerinden yapılacağını açıkladı. Yaklaşık 2 bin 500 ABD'linin de bugün Mersin Limanı'na getirileceği öğrenildi.
İlk etapta 221 kişi
İsrail'in bombaladığı Beyrut'tan kaçanları taşıyan ilk gemi önceki gün Mersin Limanı'na ulaşmıştı. 418 İsveç vatandaşını taşıyan gemiden sonra, 199'u Kanadalı, 17'si ABD'li toplam 221 kişiyi taşıyan feribot saat 23.00'te Mersin'e geldi. Daha sonra üç deniz otobüsü, 600'ü aşkın kişiyi Mersin'e taşıdı. Mersin'e gelenler, otobüslerle Adana'ya götürülüp, buradan uçaklarla ülkelerine gönderiliyor.
'10 binleri bulacak'
Limanda çalışmaları izleyen Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, Lübnan'dan kaçanların transferi konusunda birçok ülkenin büyükelçileriyle görüştüklerini belirterek, "Şu anki rakamlar 10 binleri bulacak. Rakamların daha da yüksek olacağını tahmin ediyoruz.
Rumlarla 'Lübnan'a koridor' rekabeti
İsrail'in Lübnan'a saldırılarının durması için aktif diplomasi izleyen Türkiye, Lübnan'a oluşturulacak 'uluslararası yardım koridorunun merkezi' olmak istiyor. İncirlik Üssü'nü yardımların toplanması ve Lübnan'a gönderilmesi için kullanmayı planlayan Ankara, yabancıların tahliyesi konusunda rekabete girdiği Kıbrıs Rum Kesimi'ni böylece geri plana atmayı hedefliyor.
10 gündür İsrail saldırısı altında bulunan Lübnan'da yakında büyük ölçüde gıda, ilaç ve diğer temel ihtiyaç maddelerine gereksinim duyulabileceği kaygısı yaşanıyor. Bu nedenle, başta BM Genel Sekreteri Kofi Annan olmak üzere uluslararası toplum Lübnan'a 'yardım koridoru' oluşturulması planını tartışıyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Türkiye'nin yardım koridorunun oluşumunda 'aktif rol oynamaya hazır olduğunu' söyledi. Bakanlık, Lübnan'dan vatandaşların tahliyesi ve diğer konularda eşgüdümün sağlanması için bir kriz masası oluşturdu. Kriz masasından Büyükelçi İnci Tümay sorumlu olacak.
Türkiye'nin yardım üssü olma talebinin bir amacı da bölgesel ağırlığını artırmak. Lübnan'daki yabancıların tahliyesinde Kıbrıs Rum Kesimi'yle rekabet yaşayan Ankara, yardımların da kendisinde toplanmasını sağlayarak Doğu Akdeniz'de etkin güç olduğunu göstermek istiyor.
Zaten Kıbrıs Rum Kesimi de tahliyede yetersiz kalıyor. Lübnan'dan kaçış turizm sezonuna denk gelince Güney Kıbrıs, liman ve havaalanlarındaki yığılmayı karşılayamaz oldu. Bugüne dek 11 bin 500 kişinin tahliye edildiği Güney Kıbrıs'ta adeta 'lojistik kâbus' yaşanıyor.






