Lübnan saldırısı 12. gününü deviren İsrail, dün sınırdan girmeyi sürdürüp işgali genişletirken, ülkenin güneyini, doğuda Baalbek kentini ve başkent Beyrut'un güneyini bomba yağmuruna tuttu.
İsrail ordusu hava bombardımanı desteğinde tanklar ve 2 bin askerle girdiği güneydeki Marun el Ras köyünü ele geçirirken, Hizbullah şiddetli çatışmalar sonrası çekilmesini "Kahramanca mücadele verdik. En seçkin birliklerini, tankları ve hava kuvvetlerini kullanan bir ordu bir sınır köyüne ancak günlerce çatıştıktan sonra girebiliyor. Düşman bu işgali büyük askeri başarı gibi sunarak kendi halkını ve dünyayı kandırıyor" diye açıkladı. Çatışmalarda bir BM gözlemcisi de ağır yaralandı.
İlk gazeteci kurban Necib
Sınırdan kaçanların sığındığı güneydeki liman kenti Sayra da ilk kez vuruldu. İsrail, 42 bin köylünün güvenlik umuduyla sığındığı Sayra'da, Hizbullah militanlarının buluşma yeri olduğu gerekçesiyle bir camiyi bombaladı. Yerle bir olan caminin
Hayfa'da iki ölü
Boş durmayan Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyindeki Hayfa kentine attığı füzeler en az iki kişiyi öldürdü, 13'ünü yaraladı. Kenti ziyaret eden Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy, saldırı sirenlerinin çalmasıyla güvenli bir yere götürülerek bir süre burada tutuldu.
Der Spiegel'e konuşan Lübnan'ın Suriye yanlısı Devlet Başkanı Emil Lahud, uluslararası toplumun, İsrail'e Lübnan'ı yok etme planlarını tamamlaması için gerekli zamanı tanıdığını belirtti. Lübnan'ın güneyini Hizbullah'ın kurtardığını ve büyük saygınlığı olduğunu aktaran Lahud, sınıra barış gücü konuşlandırmanın, Lübnan ile İsrail arasındaki ihtilaf giderilmeden işe yaramayacağını söyledi. Lübnan hükümeti, kaçırılan iki İsrail askerinin durumunun iyi olduğu ve güvenli bir yerde tutulduğunu duyurup, Hizbullah'ın İsrail'le esir değiş tokuşu için kendi arabulucuklarını kabul ettiğini belirtti.
RADİKAL 24.07.2006






