İsrail'in Lübnan saldırısı, ABD'nin Afganistan ve Irak'taki savaşlarının uzantısı. Lübnan hükümeti ve ordusundan vatanı korumasını istiyoruz.
Irak ve Afganistan'ı tamamlayan, Suriye ve İran'a yönelik saldırı planlarının öncüsü niteliğinde, Lübnan'a açılmış bir Amerikan savaşı bu. ABD, İsrail aracılığıyla açıyor savaşını. Arap ülkeleriyse hiçbir güce sahip değil. İsrail ve ABD'nin dalga geçtiği Beyrut'taki Arap zirvesinde bunu gördük; zirvede barış kararı İsrail'e teslim edildi.
Bu, İsrail eliyle sivillere açılmış, çocuk, kadın ve yaşlıların başına evlerini yıkan bir ABD savaşı. Zira Bush yönetimi, ülkesinin İsrail'e verdiği bombalarla parçalanmış, gelecekte mücahit olmalarından korktuğu çocuk cesetlerini izlemenin tadına varıyor.
Bu, Lübnanlı ve Filistinliler üzerinde silahlarını deneyen ABD'nin yarattığı vahşet.
Bağımsız ve demokratik bir Lübnan'dan dem vuran ABD yönetimi, bu ülkeyi yerle bir ediyor. Çünkü Lübnan'a küstah politikalarını dayatamadı. Bush yönetimi, İsrail'in çıkarlarıyla çeliştikçe hiçbir ülkeye veya insan haklarına saygı göstermiyor. Fakat, Lübnan tıpkı 2000'deki gibi özgürlüğünü kazanacak. Direniş, insanları sığınaklara sürükleyen, ekonomi ve siyaseti işlemez kılan darbeler ve 'yenilmez' denilen bir orduyla savaşıyor.
Öte yandan, Lübnan ve Filistin saldırılarına karşı koymayan Arap rejimleri de düşmana meydan okuyan direnişe karşı savaş açtı; direnişin başarı kazanmasından korkuyorlar. Araplardan Lübnan ve Filistin'i savunmak için savaşa girmelerini talep etmiyoruz, ancak ekonomik, siyasi ve diplomatik açılardan İsrail ve ABD'ye baskı yapmalılar. Arapların, İsrail-Batı koalisyonuna karşı sokağa dökülmesini ve Batı'yı boykot etmesini istiyoruz. Bu, özgürlük ve ümmetin geleceği için yürütülen bir savaş.
Lübnan hükümetinin tarafsız kalmaması çağrımızı yineliyoruz. Zira ortada güney, kuzey, Bekaa Vadisi veya başkent gözetmeksizin tüm Lübnan'a açılmış bir savaş var ve siviller kinci bombardıman altında ölüyor. Lübnan ordusu neden vatanı savunmuyor? Askerlerin İsrail bombardımanıyla kışlalarında ölmesi utanç verici. Siyasilere, direnişle anlaşmazlıkları kaşımanın sırası olmadığını hatırlatıyoruz.
Lübnan, tavrı, rolü ve ekonomik deneyimiyle, bölgede rol oynamak isteyen İsrail'e karşı duracak. Bu çekişme sürecek. O yüzden ayrımcılıktan uzak durarak geleceğe bakılmalı. Son olarak, sabırlı, yaralı ve yaslı Lübnanlılardan ABD-İsrail müdahalesine teslim olmamasını istiyoruz.
MUHAMMED HÜSEYİN FADLALLAH
(Bahreyn gazetesi Vasat, Hizbullah'ın ruhani lideri, 22 Temmuz 2006)






