Emekli Büyükelçi Orhan Aka, ''Bir barış gücünü biz komuta edersek doğrudan Şiilerle mücadele etmiş olacağız. Bu durum Türkiye'yi çok güç durumda bırakır'' dedi.
Türkiye'nin eski Beyrut ve Şam Büyükelçisi Orhan Aka , Türkiye'nin bölgeye olası bir uluslararası güçle girmesi durumunda, Hizbullah ile karşı karşıya kalacağını, bunun da Ankara'nın Ortadoğu'daki ''barış yapıcı'' yaklaşımını tamamen zedeleyeceğini söyledi.
Türkiye'nin bölgedeki misyonlarında yaklaşık 10 yıl görev yapan Aka, bölgede kurulacak bir barış gücüne katılmaması gerektiğini söyledi. Hizbullah'ın bölgedeki etkinliğinin temelinin Şiiler olduğunu vurgulayan Aka, ''Şiiler Lübnan'da bulunduğu sürece Hizbullah'ın saldırılarının devam etmesinin çok güçlü bir ihtimal'' olduğunu kaydetti. Aka, İsrail'in Şiileri elimine etmeye çalıştığına dikkat çekerken, bunun çok ''zor'' bir seçenek olduğunu dile getirdi. Aka şöyle konuştu:
Bölgenin Türkiye'ye bakışı değişir
''Meselenin 2-3 ayda sona ermesi mümkün değil. İsrail'in peşinde olduğu Hizbullah'ın elindeki füzeler. Bu füzeler de her yerde. Camilerden evlere kadar birçok yerde saklanıyor. Ve günlerdir atıyorlar. Biten bir şey de yok. Esir değişiminin de çok etkili olmayacağı bu nedenle ortada. Lübnan ile Suriye arasında muazzam bir sınır bulunuyor. Ve bu sınırdan ya da denizden yeni füzeler gelmeyeceğini kimse garanti edemez.''
Aka, Türkiye'nin uluslararası güce katılımıyla ilgili şunları söyledi:
''Bir barış gücünü biz komuta edersek doğrudan Şiilerle mücadele etmiş olacağız. Bu durum Türkiye'yi çok güç durumda bırakır. Ancak, teorik olarak orası tamamen Hizbullah'tan temizlenirse ve barış gücünü Şiiler de kabullenirse Türkiye barış gücüne rahatça katılabilir. Ama Hizbullah'ı kazımak mümkün değil. Üstelik bu komuta durumu Türkiye'nin tutumuna da aykırı. Bir defa bize bir yarar sağlamaz. Fazladan zaiyat verilmiş olur. Bölgede Türkiye'ye bakış değişir. İtibar kazandırmaz, daha çok zarar verir.''
CUMHURİYET 28.07.2006






