İsrail'in Lübnan'da başlattığı savaşın 18. gününde ABD 'Hizbullah temizlenmeden ateşkes olmaz' tavrından geri adım atmazken, ortaya atılan barış gücü konusunda İsrail'den ilginç bir çıkış geldi.
İsrail'in BM Büyükelçisi Dan Gillerman, ülkesinin Lübnan'da geniş çaplı bir BM gücü istemediğini belirterek, "Açıkçası bu bir BM gücü olamaz. Bu bir uluslararası güç olmak zorunda, profesyonel, durumla baş edebilecek yetenekte iyi eğitim veren ülkelerin askerlerinden oluşmalı" derken, oluşturulacak çokuluslu gücün BM çatısı altında olmasına muhalefetlerinin arkasında bu güce yükledikleri anlamı da saklamadı: Hizbullah'ı silahsızlandırmak.
Türkiye, İtalya, Fransa ve Norveç, henüz fikri düzeyde oluşturulmaya çalışılan barış gücü konusunda önce ateşkes ilan edilmesi ve ardından çıkarılacak BM kararına dayalı olarak BM şemsiyesi altında bu ülkeye konuşlanılmasında ısrarlı. İsrail'in BM temsilcisi Gillerman ise farklı telden çaldı. 1978'den beri Lübnan sınırında konuşlu olan ve görevi gözlemcilikle sınırlı BM Geçici Barış Gücü'nün (UNIFIL) işlevsiz olmakla kalmayıp tesisleriyle Hizbullah'a sığınak vazifesi gördüğünü öne süren Gillerman, tavırlarını "Açıkçası bu bir BM gücü olamaz. Bu bir uluslararası güç olmak zorunda, profesyonel, durumla baş edebilecek yetenekte iyi eğitim veren ülkelerin askerlerinden oluşmalı" diyerek açıkladı.
'İşe yaramadılar'
İsrailli diplomat, bu gücün iki ana hedefinin şu olması gerektiğini savundu: "Hizbullah'ı silahsızlandırmalı ve terör örgütü olarak bütün kapasitesini yitirmesini sağlamalı. Suriye-Lübnan sınırını gözetleyip Lübnan'a silah sevkıyatını engellemeli." BM Geçici Barış Gücü'nün adıyla "BM jargonunda geçici 28 yıl demek" diyerek alay eden Gillerman, "BM gücü İsrail'i herhangi bir bombardıman, terörist saldırı ve adam kaçırmadan asla koruyamadı. Onlar bunu ya görmediler ya da görmek istemediler. İşe yaramadılar" dedi.
Chirac: BM şemsiyesi şart
Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac dün BM Güvenlik Konseyi'ne acil ateşkes kararı alması çağrısı yaparken, oluşturulacak uluslararası gücün BM şemsiyesi altında olması gerektiğini vurguladı. Fransa, İsrail'in daha önce zikrettiği NATO gücü gibi seçenekleri reddedip bunun Müslüman dünyada tepki çekeceğini vurguluyor.
Bu arada ABD'nin engellemeleri yüzünden İsrail ordusunun 25 Temmuz'da Lübnan'daki dört BM gözlemcisini ikazlara rağmen bombalayıp öldürmesine karşı kınama kararı dahi çıkaramayan Güvenlik Konseyi, ancak 'çok sarsıldığını' belirten başkanlık açıklamasıyla yetindi.
BM 'şoke' olmayı seçti
Açıklamada, "Güvenlik Konseyi İsrail Savunma Güçleri'nin BM noktasına ateş açmasından dolayı şoke olup, derin üzüntü duymaktadır" denildi. Açıklamada İsrail'e konuyla ilgili BM ile ortak soruşturma yapması çağrısı da yapıldı. Fakat İsrail elçisi Gillerman, bu çağrıyı "İsrail asla ortak soruşturmayı kabul etmez" diye reddetti.
İsrail'in saldırısında ölen Kanadalı BM gözlemcisi Paeta Hess-Van Kruedener'in ise altı gün önce, Hizbullah militanlarının kendilerini kalkan yaptığına dair e-posta gönderdiği kaydedildi.
RADİKAL 29.07.2006






