Kana, başka İsrail katliamlarını önlemek için ikinci kez kendini feda etti. Ateşkes sağlanmazsa, dünya İsrail'den yeni katliamlar istiyor demektir
Gözyaşı, hüzün ve öfke, savaş suçluları ABD Başkanı George W. Bush, İsrail Başbakanı Ehud Olmert ve Britanya Başbakanı Tony Blair'e lanet yağdırmak için yeterli değil. Ne çocukların kasıtlı biçimde öldürülmesi karşısında konuşmanın anlamı var, ne de dünyanın sorumsuz ve vicdansız BM'den iğrenmesinin sınırı...18 Nisan 1996 ve 30 Temmuz 2006...
Katiller, bir kez daha ilk suçu işledikleri yere dönüp aynı soğukkanlılıkla aynı suçu tekrarladı. İlk katliamdan sonra onlardan hesap sorulmadı, kimse de bu suç için özür dilemedi. İsrailli katillerin Amerikalı kollayıcıları, soruşturmayı engelledi ve suçluların kınanmasının önüne geçti. 'Amerikan ilkeleri'yle çelişen bu ABD işbirliği, daha fazla katliamı teşvik etti.
Kana'nın kaderi, kendini Lübnan'a feda etmek, çocukları, kadınları ve yaşlılarıyla diğer Lübnanlıları başka İsrail vahşetlerinden korumak. 1996'daki katliam, işgalin son bulmasından önceki terörist İsrail saldırılarının sonuncusuydu. Fakat, ikinci Kana katliamının savaşı durdurup durdurmayacağı bilinmiyor. Amerikalı ve İsrailliler, katliamı aşma yolu arıyor. Bu katliam, savaşın bir ayrıntısıydı, kurbanların günahı da evlerinde veya sığınakta bulunmalarıydı. Bu katliam, kasıtlıydı. Katiller orada sivillerin bulunduğunu biliyordu.
Kana'nın kaderi, dünyanın vicdanının uyuşturulduğunun ve satıldığının kanıtını oluşturmak. Bu vicdan etkin olsaydı, İsrail'in sivilleri birbiri ardına öldürmesi engellenirdi.
İsrail'in son katliamına yağan kınamalar ne adaleti sağlıyor ne de kurbanları geri getiriyor. Washington, Kana ve başka katliamların kurbanlarıyla alay edercesine 'sükûnet' talep ediyor. Olmert'se, daha fazla çocuk öldürmek, evleri yıkmak, daha fazla yardım TIR'ını vurmak için,
iki hafta ek süre biçerek sükûnet talebine 'kanmıyor'.
ABD, BM Güvenlik Konseyi'nin ateşkes çağrısı yapmasını engellemek için Olmert'in yüzsüzlüğüne ve çağdaş Hitler'in küstahlığına ihtiyaç duyacak. Fakat, böyle bir çağrı önemsiz; asıl önemlisi ateşkes için Amerikan iradesinin bulunması. Kana katliamı Güvenlik Konseyi üyelerini birleştirmek için yetersiz kalırsa, bunun anlamı 'uluslararası toplum'un İsrail'den daha büyük bir katliam yapmasını istemesi olacak.
İsrail'se, bunun son savaş olacağını savunuyor. Aksine, çekişme uzayacak. Dengeler nasıl olursa olsun İsrail, Siyonist terörün bölgeyi kapladığı, kimsenin misilleme hakkını kullanamayacağı bir ortam dayatamayacak.






