Ozansü, İsrail'in Amerikan emperyalizminin bir piyonu haline geldiğini, Lübnan'a ABD'nin emriyle saldırdığını söyledi.
- İsrail'in Lübnan saldırısının, ABD'nin Ortadoğu planlarıyla bağlantısı var mı?
- ŞADİ OZANSÜ:
Artık İsrail'i Amerikan emperyalizminin bir piyonu olarak görüyoruz. ABD'nin, Sovyetler Birliği'nin var olduğu dönemden farklı olarak Irak'a yerleştirdiği 150 bin asker ile kazandığı Ortadoğu'ya doğrudan müdahale şansı sonucunda, artık İsrail devletine o zamanki kadar ihtiyacı yok. Günümüzde İsrail'e en çok göç Rusya'dan yaşanıyor; yine yoksul Polonyalı Yahudiler ve yoksul Amerikalı Yahudiler İsrail'e göç ediyor. Bu insanlar dini ve siyasi olarak çok tutucular. Daha elit kesimler ise İsrail'den kaçıyor, böylece toplum daha da kapalı ve tutucu hale geliyor.
- Krizde BM'nin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
- BM, Amerikan emperyalizminin denetiminde uluslararası bir kurum haline geldi. O kadar ki ABD'nin politikalarını biraz yumuşatıp esneterek BM'nin onayından geçirmeye çalışan Genel Sekreter Kofi Annan bile isyan etme noktasına geliveriyor.
- Ortadoğu'da çözüm ne olabilir?
- Filistin'de çözüm yolunun kesinlikle iki devlet oluşumundan geçmediği açıkça görülmüştür. Çözümün temel yolu, dini esaslara dayalı Siyonist İsrail devletinin yıkılmasından ve bunun yerini alacak Yahudilerin, Arapların, Hıristiyanların barış içinde beraber yaşayacakları laik, demokratik bir Filistin Cumhuriyeti'nin kurulmasından geçer. Bu yolda ilk atılması gereken adım sürgündeki tüm Filistinlilerin ülkelerine geri dönmesi olmalıdır. Duvar kesinlikle yıkılmalıdır. Yahudiler, Araplar ve Hıristiyanlar beraber yaşamaya karar vermelidirler, Türkiye ise Ortadoğu'da dost kazanmalıdır. Bu yüzden de Türkiye, ''Araplar bizi zamanında arkadan vurdu, güvenemeyiz'' fikrinden kurtulmalıdır.
Türkiye Arapların dostluğunu kazanmalıdır, bunun için de İsrail ile geliştirmiş askeri, diplomatik, ekonomik ilişkileri kesmesi gereklidir. İkincil olarak da ABD'nin BOP kapsamındaki manipülasyonlara izin vermemek adına Türkiye kendi Kürtlerini kazanmalıdır, ancak o takdirde Türkiye'deki Kürt nüfusun, Kuzey Irak'ta oluşmakta olan kukla Kürt devletinin cazibesine kapılmasını engellemesi mümkün olabilir.
CUMHURİYET -7 AĞUSTOS 2006 PAZARTESİ (DR.ŞADİ OZANSÜ)






