Bununla birlikte Türkiye’deki tüm kamu harcamalarını denetleyen Sayıştay’ın, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan özel sektör enerji santrallerinin 2-3 milyar dolar kamu zararına neden olduğunu belirlediğini anımsatan Çakar, otoprodüktörlerin asıl kendi ya da ortaklarına gereksinimlerini karşılamak üzere kuruldukları halde, devletin fazla elektrik alma zorunluluğu yokken kamuya elektrik satma yoluna giderek sorun oluşturduğunu bildirdi. Çakar, “öyle ki, kamudan ucuza aldıkları elektriği aynı kamuya pahalıya satarak hem kar etmekte hem de elektriği çektikleri sistemlerin arızaya geçmesine yol açarak elektrik kesintilerine neden olmakta, tüketicileri ve kamuyu zarara uğratmaktadırlar” şeklinde konuştu.
Türkiye’de tüketicilerin ısınmada, aydınlatmada, mutfakta ve temizlikte dünyanın en pahalı enerjisini kullandığını da vurgulayan Çakar sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji en temel, en zorunlu ve stratejik bir kamusal hizmettir. Isınma ile aydınlatma, temizlik ve mutfakta kullanılan enerjinin ucuz, kesintisiz, düzenli ve güvenli olarak kullanılması ve karşılanması hakkı tüketicinin en temel haklarındandır. Kesintiler tüketiciyi büyük zarara uğratmakta ve kalitesiz üretimlere neden olmaktadır. Bunun için enerji hizmetini özel sektörün değil, kamunun sağlaması bir zorunluluktur, anayasal bir görev ve sorumluluktur. Özelleştirme, elektrik sektörünün doğasına aykırıdır. Çünkü elektrik sektörü doğal tekel konumundadır ve rekabete uygun değildir.
Elektrik piyasasındaki özel firmaların piyasa hakimiyetlerini kötüye kullanma olasılığı her zaman vardır. Örneğin, ABD’de Enrom elektrik şirketinin yolsuzluğu gibi. Durum böyle iken ve özelleştirmelerin yarattığı sonuçlar ortada iken. Enerji Bakanı Sayın Hilmi Güler, kamunun elindeki 60 elektrik santrali ile barajların özelleşmesi için gerekli çalışmaları başlattığını söylüyor. Ateşle oynuyorlar. Göz göre göre Türkiye’nin ve tüketicilerin geleceğini tehlikeye ve karanlığa attıklarının farkında değiller mi?
İthal enerji yerine kendi doğal kaynaklarımızın en etkin şekilde kullanılacağı bir enerji politikası uygulansın. Enerjide darboğazın aşılabilmesi için özelleştirmelere son verilsin. Mevcut özel enerji firmaları kamulaştırılsın. Tüketicilere ucuz, sürekli, düzenli ve güvenli enerji sağlanmalıdır.”






