İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

İsrail bu yöntemle ne kazandı?

Dünya
|

Savaşı destekleyen İsraillilere sesleniyorum. Ezici gücünüzü kullanıp sadece kendi varlığınızı tanıyarak bugüne kadar ne elde ettiniz? Zaman ve hafıza üzerinde üstünlük kurmayı başardınız mı? Hizbullah, Lübnan'ın eli ayağı, böyle yaptıkça da istediğinizi alamayacaksınız

Savaşı destekleyen İsraillilere sesleniyorum. Ezici gücünüzü kullanıp sadece kendi varlığınızı tanıyarak bugüne kadar ne elde ettiniz? Zaman ve hafıza üzerinde üstünlük kurmayı başardınız mı? Hizbullah, Lübnan'ın eli ayağı, böyle yaptıkça da istediğinizi alamayacaksınız

Şu anda yaptığınız tercihler hepimizi bağlıyor. Bu yüzden içinizde bu son savaşa destek verenlere, yani İsrail halkının yüzde 80'inden fazlasına sesleniyorum. Güvenlik gerekçesiyle hükümetinize iki halkı ve iki ülkeyi parça parça etme hakkı tanıdınız. Bombaların gücüne olan güveninizin tazelenmesi neye dayanıyor? Diğerini önemsemeden sadece kendi varlığınızı dikkate alan bu yaklaşım nasıl bir gerçekle yüzleşme, geleceğinizi güvence altına alma tarzıdır?
Tanklarınızın ve uçaklarınızın yaydığı şiddet ve nefretin toplamından haberiniz olsaydı, komşularınızın sizi anlamak ve tanımak için kat ettiği yolu bilseydiniz, kendi korkunuzdan korkardınız, size esin verdiği aldanmadan korkardınız. Sahip olduğunuz ezici askeri gücü hukukun uygulanması ve barışa ulaşmak için kullanırdınız; işgal altındaki topraklardan çekilerek, tüm Yahudi yerleşimlerini boşaltarak, Filistin hükümetinin meşruiyetine saygı göstererek. Üstün askeri güce başvurmanın gerçeği arzularınıza uyduramayacağı sizce Filistin'de, müttefikiniz Amerikalılarca da Irak'ta anlaşılmadı mı? Hükümetiniz sizi korkutan coğrafyayı boşuna ateşe atıyor; zira burası ne kadar yanarsa, sizi o kadar korkutacak.
Nasıl bir ödül bekliyorsunuz?
Tanklarınız ve uçaklarınız insan hayatını, evleri ve yolları hedef alıyor; ancak ne kadar çok yıkım yaparsanız size o kadar az geliyor. Ne kadar bariz olsa da askerlerinizin önündeki sadece bir aldanma. Elbette ki, bu mekân üzerinde hâkimiyet kurmanızı sağlıyor ama zaman ne olacak? Zaman üzerinde hâkimiyeti nasıl kuracaksınız? Düşmanınız zaman; asıl onu kandırmanız, evcilleştirmeniz gerek. Çünkü bu mekânda ne yaparsanız yapın, ölümlere rağmen ayakta kalan ve size ait olmayan bir âlem var. Ne kadar çok yıkarsanız hafızası o kadar genişliyor ve nefrete dönüşüyor. Yanıp tutuşan bu hafızaya asla boyun eğdiremezsiniz. Bizim hafızamızı yadsıyıp halkınıza karşı işlenen suçtan sorumlu tutamazsınız. Bu suç burada değil Avrupa'da işlendi. Ve yine oradaki müttefiklerinizin bir bölümü sizi savunmak bahanesiyle savaşınızı destekliyor ki, böylelikle suçlarından daha iyi aklanabilsinler. Dünyanın yaptığınızı onaylayan sessizliğine kanmayın. Bir gün tarihinizdeki yüz akları olacak muhaliflere katılın.
İslamcı hareketler sizi korkutuyor mu? Hamas ve Hizbullah sizi tehdit mi ediyor? Onları haritadan silmeniz, köklerine kadar söküp atmanız mı gerekiyor? Yapamazsınız, başaramayacaksınız. Parçalara ayrılan, üç yıldır her gün onlarca ölü ve yaralı verilen bir rutine tâbi kılınmış Irak'a bakın. Şimde de ordunuzun dört bir yandan saldırdığı Lübnan'a bakın. Sebep olduğunuz ölümler ve zorunlu göçün ardından sizi nasıl bir ödül bekliyor? Lübnan'daki nüfusun yaklaşık yüzde 40'ını oluşturan Şiilerin neredeyse tamamı Hizbullah'ı destekliyor. Hatırlayın, bu örgüt birliklerinizin 1982'deki ilk Lübnan işgaline direnmek için doğdu. Bugün artık sadece silahlı bir parti değil, aynı zamanda toplumsal, siyasi, ekonomik bir örgütlenme, bir düşünce şekli, önlenemeyecek bir güç.

İslamcılık kurşunla silinemez

 
Her ne kadar İran'ın müttefiki olsa da Hizbullah Lübnan'a yabancı bir unsur değil. İster hoşlanın ister hoşlanmayın, Hizbullah Lübnan'ın asli ve belirleyici bir parçası. Bombalarla onu yok etmeyi düşlemek, bir adamı bacaklarını keserek yürütmeyi düşlemektir. Lübnan'ı yeni bir iç savaş riski altına sokmaktır. Sadece zaman Lübnanlılar arasındaki dengelerin yeniden oturmasına olanak verebilirdi. 58 yıllık tarihi boyunca devletiniz hukukun uygulanması yerine güç kullanımına başvurmaktan vazgeçmedi. Peki ilerleme sağlayabildi mi?
Şimdi bir hesap yapalım. Bir süreliğine Filistinlilerin onlarca yıldır çektiği eziyeti kenara bırakalım, Lübnan'ın yıkıntılarla dolu tarladan başka bir şey olma hakkını unutalım. Sizler hiçbir şeyden vazgeçmeyerek ne kazandınız? Ya da, adil olalım, Büyük İsrail'den vazgeçtiyseniz, ne için? Hangi parçalanmış Filistin toprağı, hangi hapishane için bundan vazgeçtiniz? Bükülmez sertliğiniz size ne kazandırdı?
 
Açık bir demokrasi kurmalısınız
İslam'ın bünyesindeki dengeler ve dengesizlikler hakkında karar vermek size mi yoksa Müslümanların kendisine mi düşer? Zira, tekrar ediyorum; İslamcıların elindeki zaman kavrayışı sizin merhametinize kalmadı. İnsanları kenten kente, ülkeden ülkeye boşuna kovalamış olacaksınız; çünkü onların sahip olduğu saatler ve senelere dokunamayacaksınız. Kulaklarınızı iyi açın ve geçen yüzyılın Arap liderlerinin söylemini bugünkü İslamcı liderlerinkiyle karşılaştırın. İlk gruptakilerin söylemi aceleci ve Batı'ya duyarlıyken, ikinci gruptakilerinki yavaş, sakin, uyarı ve ültimatomlarınıza kayıtsız. İslamcılar tarihin gidişatına sağlam bir fren yaptırdı. Onların bu yeni zaman anlayışı karşısında bombalarınız faydasız.
Öte yandan, bizimkileri yok etmeden haklarınızı koruyacak bir değişimi, ancak kavrama yetiniz, kısa ve uzun vadeyi doğru tartabilmeniz başlatacak. Daha iyisi ülkenizi doğuştan gelen üstünlüğü vurgulayan yanlış bilincin üzerinde yükselen kapalı bir toplum yerine açık bir demokrasi, bir araya gelinebilecek bir kutup haline getirmek. Söz konusu olan riskli bir bahis mi? Elbette. Geç mi kaldık? Olabilir. Ancak intihara gitmeyen başka bir yol biliyor musunuz?
RADİKAL -8 AĞUSTOS 2006 SALI  (Fransız gazetesi , Dominique Edde)
AKRA