Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, işgal ve katliamda önde yürürken eski sömürgeci İngiltere ve Fransa da, kan ve gözyaşından kâr üretme peşindeler.
İsrail’in Hizbullah’a ve sivil binalara yönelik saldırılarında Fransa-Almanya ortak yapımı füzelerle ABD’den aldığı, bir kısmı denenmemiş olan silahları kullanıyor. Fransa barıştan yanaymış gibi BM’ye önerdiği planla İsrail’e destek verirken Güney Kıbrıs’taki BAF üssüne de savaş uçaklarını konuşlandırıyor. İngiliz üssüne karşılık ABD de Kıbrıs’a yerleşmeye çalışırken sömürgeci Fransa pay alma yarışına girdi.
Silah pazarında dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan Fransa’nın son zamanlarda Lübnan’ı savunuyormuş gibi yapıp masaya oturarak, İsrail menfaatine olacak tasarıyı sunup pay alma yarışına girdi. ABD ile birlikte bölgede sözde çözüm önerileri arayan(!) bir taraftan Lübnan’daki ateşin sona ermesini istiyor, diğer taraftan Güney Kıbrıs’ta Baf Üssü’ne uçaklarını konuşlandıran Fransa’nın niyetini anlaşılamadı. Ancak Fransa’nın Kıbrıs’ı kullanarak, savaşın büyüyeceğini hesaplayarak Ortadoğu’daki silah pazarından büyük pay kapmak istediği iddia ediliyor.
Dünya silah pazarında ABD ve İngiltere’den sonra aldığı pay ile üçüncü sırada olan Fransa’nın Ortadoğu’da akacak kan üzerinde hesap yaptığı belirtiliyor. İsrail silah pazarını en büyük rakiplerinden biri olan Almanya’ya kaptıran Fransa’nın buradaki pastadan daha büyük dilim alma peşinde olduğu kaydediliyor. İsrail’in Hizbullah’a ve sivil binalara yönelik saldırılarında Almanya-Fransa ortak yapımı olan Milan füzeleri kullanılıyor. Ancak İsrail, silahlarını ağırlıklı olarak ABD ve Alman firmalarından temin ediyor.
Yıllarca Fransa’nın Suriye üzerindeki etkisi düşünüldüğünde Suriye’nin de olası bir savaşa girmesi halinde Fransa bu ülkenin de kendisinden silah temin edeceğini hesaplıyor. Fransa’nın diplomatik çabalarının İsrail’in taleplerini karşılamaya yönelik olması bu ülkenin Ortadoğu’daki çıkarını ortaya koymaya yetiyor. Çünkü, dünya silah pazarında ABD'nin payı yüzde 45, İngiltere'nin yüzde 18, Fransa'nın yüzde 16, Rusya'nın yüzde 5, İsrail'in yüzde 4 dolayında.
Pastayı Almanlardan kapma yarışı
Stockholm Barış ve Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’ne (SIPRI) göre 1999 ile 2005 yılları arasında Almanya, Ortadoğu devletlerine tam olarak 1.6 milyar Euro’ya silah sattığı dikkate alındığında Fransa’nın Ortadoğu’da özellikle Lübnan’da baş aktör oynama rolüne soyunmasının altındaki gerçeklerde ortaya çıkıyor.
BM Güvenlik Konseyi'nin üyelerine Fransa tarafından Lübnan ile ilgili sunulan ancak Lübnan ve İsrail tarafından kabul görmeyen tasarı zaten İsrail’in menfaatlerine uygun bir tampon bölge oluşturulmasını, İsrail’in gerektiğinde savunma bahanesi adı altında silahlı müdahalede bulunabileceğini içeriyordu.






