ABD korkusundan İKÖ toplantısına bile katılamayan rejimler Amerika'nın, kitleler ise Lübnan halkının yanında. Öteden beri var olan bu ayrışma iktidar elitlerini sonunu getirecek güçlü bir dalgaya dönüşüyor. Lübnan'ı parçalama senaryoları daha da somutlaşır, Suriye'yi işgal süreci başlarsa Arap dünyası asıl savaşı kendi içinde ve rejimlerine karşı yapacak.
Mısır yönetimi, ABD ve İsrail'in Lübnan senaryosunu meşrulaştırmak için, mezhep farklılığı silahını kullanırken, Sünniliğin kalesi olan Ezher Üniveristesi öğrencileri Lübnan ve Hizbullah'a destek gösterileri yapıyor. Fransa'daki başörtüsü yasağına destek veren dini liderler, Hizbullah karşıtı fetvalar yayınlarken, gerçeği gören dini liderler, aydınlar, gazeteciler ve halk dayanışma çağrıları yapıyor. Dünyanın en büyük Sünni cemaati olan Müslüman Kardeşler, Lübnan halkına ve Hizbullah'a tam destek veren açıklamalar yayınlıyor. Hizbullah saflarında savaşmaları için 10 bin savaşçıyı Lübnan'a göndermeye hazır olduğunu duyuruyor…
170 civarında Müslüman alim ve entelektüelin yayınladığı bildirideki şu cümleler, işte yaklaşan büyük hesaplaşmaya işaret ediyor:
"Ey Müslüman ülkelerin liderleri! Haçlı Siyonist tufanın zararlarında ancak Allah'ın ipine sarılarak ve ümmetin birliğini temin ederek korunabiliriz. Bu tufan önlenemez ise zararını hepimiz çekeriz fakat bu durumda hükümetlerin zararı, halkın zararından daha büyük olur.
Bizler sizlerden İsrail ile yaptığınız gizli açık tüm siyasal ve ekonomik ilişkileri kesmenizi ve bizlere ölüm, yıkım, zillet ve tefrikadan başka hiçbir şey getirmeyen 'Barış Evhamları'ndan vazgeçmenizi istiyoruz.
Ey Müslüman yöneticiler! Sizleri Allah için uyarıyor ve tarihten ders almaya çağırıyoruz. Yaptıklarınızı ne halk ne de tarih unutmayacaktır. Sizden önceki liderlerden de mi ibret ve ders almazsınız?!"
9 AĞUSTOS 2006 ÇARŞAMBA (İBRAHİM KARAGÜL / YENİ ŞAFAK )






