Lübnan'a yollanacak gücün tanımlanması için çabalar sürerken, Lübnan ordusunun sınıra gönderilmesini kabul eden Hizbullah, İsrail'i köşeye sıkıştırdı
Lübnan'da ateşkes kararı çıkarmayı ele alan BM Güvenlik Konseyi'nin karşılaşacağı temel sorun, İsrail'in Güney Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden çekilmesi konusu. ABD ve Fransa'nın geçen hafta sunduğu tasarı çekilmeyi öngörmüyor ve Lübnan-İsrail sınırına uluslararası bir güç gönderilmesini talep ediyor. Şeba çiftliklerinin Lübnan'a verilmesine de hiç değinmiyor. Araplar da, buna karşın İsrail'in çekilmesini, zaten Lübnan'da bulunan BM gücü UNIFIL'in güçlendirilmesini ve aracılar üzerinden yapılacak görüşmeler kanalıyla esir değişimini talep ediyor.
Lübnan hükümeti, Lübnan ordusunun İsrail sınırına konuşlandırılması ve modern silahlarla takviye edilmesi kararıyla zekice bir adım attı. Bu durum İsrail'in zihnini karıştırdı, çünkü Hizbullah liderliğindeki direniş ordunun sınıra konuşlandırılmasını olumlu karşılayıp işbirliğine hazır olduğunu ifade etti. Örgüt özellikle son İsrail saldırıları öncesinde bu öneriyi reddediyordu.
Bazı gözlemciler Hizbullah'ın Lübnan ordusunun sınırdaki varlığını geçmişte reddeder-ken şimdi kabul etmesini zafiyet olarak görüyor, ancak gerçek tümüyle farklı. Hizbullah, Lübnan güçlerinin alternatifinin NATO'ya bağlı 20 bin Fransız askeri olduğunu çok iyi biliyor. Fransız mandacılığının dönüşü anlamına gelen bu durum, Hizbullah'ın silahının gelecekte elinden alınmasına yol açabileceğinden kabul edilemez.
Askerlerin çoğu direniş yanlısı
BM Güvenlik Konseyi tasarıyı bu haliyle kabul ederse, karar çözüm yerine birçok sorun yaratacak. BM'nin yapabileceği en iyi şey, İsrail katliamlarının şiddetini hafifletecek ve kurbanların defni, gıda ve tıbbi yardımların ulaşması için bir sükûnet dönemi getirecek ateşkesi sağlamak.






