Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu , hem halkın hem de özel sektörün üzerindeki vergi yükünün halen çözülmeyi bekleyen ciddi bir sorun olarak durduğunu söylerken mevcut sistemin kayıt dışını teşvik ettiğini vurguladı.
Türkiye'nin bir sanayi politikasının olmayışının geleceğe dair adımlar atmayı zorlaştırdığına dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, ''Acı ilaç içmemiz gerekiyorsa hazırız. Ama reçete yazan yok'' dedi.
Girişimciye sahip çıkılmalı
Türkiye'nin en büyük servetinin, barındırdığı girişimci potansiyel olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi:''Özel müteşebbis gücümüz, ruhumuz var. İnsanlarda bu mevcut. Üretime, üretmeye yönelik bir heves var. Diğer milletlerde bunu çok göremezsiniz. Petrolümüz yok, ama müteşebbis gücümüz var. Buna sıkı sarılıp, sahip olup, yol gösterici olmamız lazım.
Kendi haline bırakırsak Kayseri'deki gibi olaylarla karşılaşırız. Kayseri cidden bir sanayi üssü, mobilya üzerine... Ama iki tane uluslararası marka çıkardı. Şimdi 425 tane mobilyacısı var. Bunlar ne yapıyor, hepsi birbirini ayağından aşağıya çekiyor.'' Ekonominin ''beklentileri iyi yönetebilme sanatı'' olduğu yorumunda bulunan Hisarcıklıoğlu, geleceğin kurtarılabilmesi için bugünden düşünülmesi, plan ve strateji üretilmesi gerektiğini kaydetti. Özel sektörün üzerindeki yükü azaltmaya yönelik herhangi bir girişimde bulunulmadığından yakınan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ''Şu anda asgari ücretin üzerindeki vergi yükü yüzde 70, dünya birincisiyiz. Tüm ücretler için aynı hesaplama yapıldığında yüzde 42'lik vergi yükü ile yine dünya birincisiyiz. O zaman siz, kayıt dışı ekonomiyi teşvik ediyorsunuz. Gazetelerin ilan sayfalarına bakın; 'Şu, şu özellikte eleman alıyoruz' diyor. Bonus olarak da 'Ben SSK'li yapıyorum' diyor. Aslında SSK'li yapmak yasal mecburiyeti. Hatta işçiyi almadan bir gün önce yapmak zorundasınız. Ama adam bunu çarşaf çarşaf ilanla duyuruyor. Bu da demektir ki senin sistemin beni kayıt dışına itiyor'' değerlendirmesini yaptı. Böylesi bir sistemin Türkiye'nin geleceği açısından olumsuz bir tablo ortaya koyduğuna da değinen Hisarcıklıoğlu, ''Çocuklarımıza öyle kötü bir miras bırakıyoruz ki 10 sene sonra bunun altından kalkılmaz. Bugün adam, karnım doysun, evime ekmek götüreyim diye sigortasız çalışmayı kabul ediyor. Peki, 10 sene sonra bu insan ne olacak? Çalışma gücünü de kaybedecek'' dedi. Hisarcıklıoğlu, istihdamın yüzde 51'inin kayıt dışı olduğuna dikkat çekerken, sanıldığının aksine bundan en çok rahatsızlık duyanın ise özel sektör olduğunu belirtti. ''Aynı işi yapan iki kişi arasında haksız rekabete yol açıyor'' diyen Hisarcıklıoğlu, demokratik sistemlerin toplumu kayıt altına itmesi gerektiğinin altını çizdi. Kayıt dışı çalışmanın getirdiği handikaplardan bir diğerinin de ''otoriteye karşı hakkını savunamamak'' olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, herkesin sistem dışı çalıştığını, bu yüzden kimsenin sesinin çıkmadığını dile getirdi. Hisarcıklıoğlu, ''Sistem Türkiye'de tamamen çökmüş durumda. Bu sistemi yeniden yapılandıramazsak, düzeltemezsek, ne kadar çabalarsak çabalayalım boş. Öte yandan, işin ilginç tarafı sistem kendisinden hesap da sordurmuyor'' diye konuştu.
CUMHURİYET -16 AĞUSTOS 2006 ÇARŞAMBA