Dışişleri sözcüsü Namık Tan, dünkü basın toplantısında, Bush'un açıklamaları hakkında şunları söyledi: "Herhangi bir grubun veya isim vererek söylemek gerekirse Hizbullah'ın silahsızlandırılması gibi bir misyonu Türkiye kabul etmemektedir. Böyle bir misyon verilirse, Türkiye'nin bu çerçevede bir göreve katkıda bulunması söz konusu olamaz. Herhangi bir çatışmayı gerektirecek bir misyon içinde de Türkiye olmayacaktır." Dışişleri'nden üst düzey bir yetkili de bölgeye asker göndermeyi düşünen her ülkenin 'minimum risk' arayışında olduğunu belirterek, "Bush ise bütün bu ülkelerin karşı çıktığı bir tanım veriyor. Böyle bir şeyin içine giremeyiz" diye konuştu. Türkiye'nin katılım koşullarının belli olduğunu, asker gidecekse insani amacın ağırlıklı olacağını, bunun da BM'nin dikkatine sunulduğunu aktaran yetkili, "BM'den Türk birliğine silahsızlandırma ya da çatışmaya dönük misyon verilmeyeceğine ilişkin taahhüt isteyeceğiz. Bu taahhüdü de yazılı belgelere geçireceğiz. Bu olmadan, asker göndermemiz gündeme gelemez" ifadelerini kullandı. Önceki gün UNIFIL'in angajman kurallarını belirlerken ateş açma yetkisi tanıyan BM belgesini yayımlayan Le Monde, özellikle Avrupa ülkelerinin tatmin olmadığını yazmıştı.
Türkiye, geçen hafta Lübnan'a ilk teknik heyetini gönderdi. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'e Lübnan'da eşlik eden ve askerlerle diplomatlardan oluşan dört kişilik heyet, dört gün kaldığı ülkede Türk birliğinin konuşlanması olası bölgeleri ziyaret etti. Gemilerin yanaşabileceği limanlardaki derinliği ölçen, ulaşım yolları ve güvenliği gören heyetin raporu, Genelkurmay'da değerlendiriliyor. Türkiye'nin ne kadar askerle hangi bölgede görev alacağı, bu teknik çalışmalarla BM'den gelecek bilgiler ışığında kararlaştırılacak.






