İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

Aşırılık yanlısı liderler Ortadoğu'ya çözüm getiremeyecek

Güncel
|

Batı'nın ve aşırılık yanlılarının çözümü şiddette aramaları dünyayı tehdit ediyor. Buna son verme görevi Bush, Blair veya Ahmedinecad'a bırakılamaz, sivil toplum harekete geçmeli

Batı'nın ve aşırılık yanlılarının çözümü şiddette aramaları dünyayı tehdit ediyor. Buna son verme görevi Bush, Blair veya Ahmedinecad'a bırakılamaz, sivil toplum harekete geçmeli
 
Lübnan'daki kırılgan ateşkese rağmen, tüm Ortadoğu'ya bir savaşın yayılması riski yerli yerinde duruyor. ABD Başkanı George W. Bush, Britanya Başbakanı Tony Blair ve Ortadoğu'daki radikal grupların liderleri dahil çok sayıda siyasi, askeri çözümleri barışçıl tavize tercih ediyor. Bush Ortadoğu'daki durumu 'iyi ve kötünün çatışması' veya 'özgürlüğe karşı terör' diye tanımlarken siyasetten uzaklaşıyor. İsrail Hizbullah'ı yok etmek için beyhude bir çaba harcarken, tartışmalı topraklara dair vereceği acılı ama gerekli tavizlerden kaçmaya çalışıyor.
Ortadoğu'nun sorunları terör ve özgürlükten çok siyaset ve kültürle ilgili. Sorunun bir bölümü, İsrail'in halen Batı Şeria ve Güney Lübnan'ın bir kısmını işgal altında tutmasından kaynaklanıyor. İsrail küçük değişiklikler yapılmış haliyle 1967 sınırlarına çekilmeyi kabul edip Batı Şerialı milyonlarca Arap üzerindeki kontrolüne son verene kadar da karmaşa sürecek.
Sorunun bir diğer yanı da ABD ve Britanya'nın petrol güvenliğini sağlamak için Körfez'i yönlendirmesinde yatıyor. Şüphesiz, Irak savaşının temel nedeni petroldü. 100 yıl boyunca, önce Britanya sonra da ABD bölgedeki petrol akışını kontrol etmek için Ortadoğu hükümetlerini yönlendirdi, darbeler yaptı, rejimler satın aldı ve savaşları destekledi.
Halbuki petrol güvenliği işgal ve kukla rejimlerle değil barışla sağlanabilir. ABD İran Şahı'nı kucakladı ve sonuç İran Devrimi oldu; Saddam'ı önce destekledi sonra devirdi; bu seferki sonuç karmaşa ve İran'ın yükselişiydi. Suudi Arabistan'a asker konuşlandıran ABD, Kaide'nin ajandasını şekillendirdi. Filistin'i seçime zorladı, sonra da seçilmiş Hamas hükümetinin 'boğulması'na yönelik stratejinin başını çekti.
Bunlar ve Ortadoğu hükümetlerinin başarısızlığı, Müslümanlar, Hıristiyanlar ve bazı Yahudilerin aşırı uçlara kaymasına, terörün ortaya çıkmasına yol açtı. Aşırılık yanlıları ılımlı güçleri zayıflatıyor, korku, nefret ve savaş yayıyor. ABD'deki savaş yanlıları kampanyalarını İran ve Suriye'ye yaymak istiyor. 'Savaş partisi', kamuoyunu daha geniş bir çatışmaya destek vermesi için her gün kamçılıyor.
İsrail'in saf, Arapların ise kötü olduğunu veya tam tersini söyleyen 'biz ve onlar' mantığını reddetmeliyiz. Bölgedeki her devlet, taviz ve saygıya dayalı bir siyaset benimsemeli. İsrail güç kullanarak 1967 sınırlarına çekilmekten kaçamayacak; ABD işgalle petrol güvenliğini sağlayamayacak; teröristler de ne İsrail'i yok edebilecek ne de köktenci düşüncelerini ılımlılara yutturabilecek. İsrail'in 'görüşecek muhatap bulamadığı' iddiası saçma; komşuları adilce yapılacak müzakerelerle sağlanacak barışa hazır.
RADİKAL -31 AĞUSTOS 2006 PERŞEMBE(Lübnan'da İngilizce yayımlanan gazete, Columbia Üniversitesi'nde ekonomi profesörü)
AKRA