'Türkiye'de Epidomolojik Sürveyans ve Bulaşıcı Hastalıklar Kontrol Sisteminin Güçlendirilmesi' projesi, herhangi bir bölgede ortaya çıkacak her türlü salgını kısa süre içinde kontrol altına almayı amaçlıyor. 10 milyon avroluk proje kapsamında, kalıcı bir eğitim merkezi de kurulacak. Merkezde oluşturulacak erken uyarı ve yanıt sistemiyle salgın hastalık bildiriminin daha sağlıklı yapılması bekleniyor. Sistem sayesinde vakaların, merkezde kayıt altına alınması da hedefleniyor. Merkezde, salgına dönüşen hastalıkların araştırılarak tedbir ve önlemler konusunda çözümler üretilmesi de, hazırlanan çalışma programı arasında yer alıyor.
Eğitim merkezinde görev alacak bulaşıcı hastalıklar uzmanı yaklaşık 200 bilim adamı, her il ve ilçeden çağrılacak 3 bin sağlık çalışanına eğitim verecek. Bakanlık, ayrıca bu akademisyenlerle bulaşıcı hastalıklar konusunda ulusal eylem planı da hazırlayacak. Kurulan merkez ve merkezdeki bilim adamlar, 'kriz' dönemlerinde koordinasyon görevini de üstlenecek.
2007 yılında tamamlanması planlanan proje kapsamında salgın hastalıklar konusunda inceleme yapan laboratuvarlar da güçlendirilecek. Başta Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi olmak üzere yedi bölge hıfzıssıhha laboratuvarıyla 25 halk sağlığı laboratuvarında iyileştirme çalışması yapılacak. Laboratuvarlar hastalıklara müdahale edebilecek ve merkeze bildirim yapacak. Proje kapsamında bir de mobil laboratuvar kurulacak. Bir bölgede bulaşıcı hastalık ortaya çıkması ve salgın tehlikesi bulunması halinde, mobil laboratuvar bölgeye gönderilecek.
Türkiye'de AIDS, akut kanlı ishal, boğmaca, difteri, kolera, kızamıkçık, sıtma, şarbon, tifo, çiçek, sarı humma gibi bildirimi zorunlu toplam 51 bulaşıcı hastalık var. AB'deyse bu sayı 46.
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, bu projeyle birlikte Türkiye'de bulaşıcı hastalıklarla mücadelede daha çağdaş bir sistem oluşacağını, bazı hastalıkların da artık tarih olacağını belirtiyor.






