Dışişleri Bakanlığı, Türk askerinin görevi sırasında siyasi ortamdan olası provokasyonlara kadar bütün riskleri değerlendirmeye alırken, asker sayısının ve niteliğinin, görev üstlenilecek bölgenin niteliğine göre belirleneceği belirtildi. Bu konudaki nihai kararın BM Genel Sekreteri Kofi Annan 'ın Türkiye'de yapacağı temasların ardından şekilleneceği dile getirilirken konuya ilişkin bilgi veren kaynaklar, TBMM'nin onay vermesi durumunda gönderilecek asker sayısının 500'ün altında kalmasının büyük bir olasılık olduğunu dile getirdiler.
Deniz ve hava desteği
Edinilen bilgilere göre belirlenen ortak pozisyonda Türkiye, askerin çatışma potansiyelinin yüksek olduğu yerlerde görev yapmasını istemiyor. Özellikle Suriye'den Güney Lübnan'a uzanan yol, Hizbullah'a yönelik olası silah sevkıyatının güzergâhı olduğu için İsrail'in hedefi durumuna geleceğinden ötürü, bu ve benzeri kontrol noktalarının sorumluluğunun Türk askerine verilmesi istenmiyor. Bunun yanı sıra Ankara, lojistik açıdan Türkiye ile açık bir bağlantı noktasının Türk askerinin elinde olmasından yana tutum belirlerken konuşlanılacak yer konusunda yapılan pazarlıklarda yalnızca deniz veya hava desteği önerisi de gündemde tutuluyor. Türkiye, çatışma riski bulunan bir bölgeye konuşlanmasının istenmesi durumunda denizden ya da havadan destek önerisinde ısrarcı olacak. Bu önerinin özellikle askeri yetkililer tarafından dikkate sunulduğu belirtiliyor.
TBMM'nin onay vermesi durumunda, ilk aşamada bir keşif birliği Lübnan'a giderek Türk askerinin konuşlanacağı yerlere ilişkin ayrıntılı bir inceleme yapacak. Bu incelemeden çıkacak sonuçlara bağlı olarak da iki ya da üç hafta içinde Türk askerinin yola çıkacağı belirtiliyor.






