Her ne kadar Başbakan Tayyip Erdoğan, askerin görevleri arasında silahsızlandırmanın bulunmadığını söylese de, bunun anlamı, BM Barış Gücü Hizbullah ile sıcak çatışmaya girecek. Aslında tamamen İsrail’in isteği doğrultusunda ve ABD’nin onayı ile varılan ateşkes anlaşması Lübnan’ın lehine kararlar içermiyor. İşgal gücü Lübnan imiş gibi gösterilen ateşkes kararında BM Barış Gücü’nün görevleri de aynı paralellikte içerik taşıyor. Tam olarak bölgede hangi görevi üstleneceği belirtilen BM Barış Gücü’nün görevleri hala Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül tarafından farklı yorumlansa da her geçen bu gücün tam olarak fiili stratejileri de açıklanıyor. BM’nin Gizli Askeri Harekat Konsept Belgesi olarak nitelendirilen barış gücünün eylem stratejilerini içeren belgenin detayları da basına yansıdı.
Birleşmiş Milletler tarafından Ankara'ya gönderilen "Askeri Harekât Konsepti" belgesinde Türkiye'nin de katılmaya hazırlandığı Lübnan Geçici Görev Gücü'nün (UNIFIL) karşı karşıya kalacağı tehditler açıklanarak, askeri gücün stratejik hedeflerine yer verildi. Belgede Barış Gücü’ne yönelik risk ve tehditler aktarılırken, gücün sürekli bir risk altında olduğuna da vurgu yapıldı. Ayrıca belgede Barış Gücü’nden arzu edilen stratejik hedefin, "Lübnan hükümetinin uluslar arası tanınan sınırları içinde egemen yetkisini kullanır hale gelmesi ve Lübnan'da Lübnan devletine ait olanlar dışında hiçbir otorite ve güç kalmaması" olduğu vurgulandı. Yani Lübnan’da ordu dışında Hizbullah’ın sadece silahları değil, askeri kanadı ile birlikte aynı zamanda kendisinin de devre dışı bırakılması" olduğu ifade edildi. BM Barış Gücü, bu göreve uygun olarak Lübnan ordusunun Güney Lübnan'a konuşlanması görevini yerine getirecek.
Tezkereye HAYIR deyin!
Hükümetin meclise sunup beklediği Lübnan’a asker gönderme konusuna, İstanbullu muhtarlardan büyük tepki geldi. Hükümetin Lübnan’a asker gönderme konusundaki politikalarını eleştiren İstanbullu muhtarlar, İstanbul Milletvekillerine açık çağrıda bulundu. Yapılan açıklamada; "Sayın vekillere soruyoruz; Lübnan’a asker gönderilmesinde ülkemizin ne gibi bir yararı, ne çıkarı olabilir? Lübnan, Suriye ve İran ile ülke güvenliğimizi tehdit eder bir durum mu var? Hiçbir şey ülke dışına asker göndermemizi haklı çıkarmaz. Ulusal hiçbir yararın sağlandığı söylenemez. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur" denildi.
Yapılan açıklamada son olarak şunlar söylendi: "Bizler, İstanbullu mahalle muhtarları olarak ülkemizin Lübnan’a asker göndermesinde bir yarar olmadığını düşünüyor ve olası asker tabutlarının memleketimize gelmesini izlemek istemiyoruz. 1 Eylül Dünya Barış günü dolayısıyla bu anlamlı günün arkasında alacağınız kara ülkemizin bölgede ne kadar güçlü olduğunun da bir göstergesi olacaktır. Sayın milletvekilleri, TBMM toplantısı tarihi bir kara alacak, biliyoruz ki bu çok önemli kararda halkımızın duyguları ışığında sağduyunuzla kara vereceksiniz, vereceğiniz bu kararın ülkemizi ve geleceğimizi ne kadar etkileyeceği açık. Bu tarihi karar da BM görünümü altında ABD’nin isteklerine izin vermeyin."
MİLLİ GAZETE 05.09.2006






