Patrick Cockburn imzalı haberde, tüm bir toplumun yok edildiği belirtilip 'Gazze'deki 1.5 milyon Filistinli hapsedildi. İsrail tüm ticari faaliyetleri durdurdu. Balıkçılar, açılmaları yasaklandığı için sığ sularda balık avlıyor' ifadeleri kullanıldı. İsrail'in günlük hava ve kara saldırılarının vardığı 'insani bilançonun korkunç boyutu' şöyle aktarıldı: '64'ü çocuk, 48'i kadın 262 kişi öldü. 1200 yaralı var. 60'ının bacak veya kolları kesilmek zorunda kaldı. Hastanelerde ilaç stokları bitmek üzere. 1 milyondan fazla kişi içme suyuna düzenli ulaşamıyor.'
'İnsanlar açlıktan ölüyor'
Durumun 1948'den beter olduğunu anlatan Gazze Belediye Başkanı Maged Ebu Ramazan da "Gazze bir hapishane. Ne insanların ne malların girip çıkmasına izin veriliyor. İnsanlar açlıktan ölüyor. Ekmek ve kendi yetiştirdikleri birkaç domates ve salatalıkla yaşıyorlar" diye konuştu. İsrail ordusunun, 'güvenli bölge' yaratma gerekçesiyle portakal bahçelerinin yüzde 70'ini yok ettiğini aktaran Ramazan, "En büyük iki ihracat maddesi olan karanfil ile çilekler ya telef edildi ya çürümeye bırakıldı. 250'yi aşkın İsrail hava saldırısından birinde, iki elektrik santralı vurulunca elektriğin yüzde 55'ini kaybettik" bilgisini verdi.
Haaretz yazarı Gideon Levy'nin, '25 Temmuz'dan beri İsrail ordusu, Gazze'de sağa sola saldırıp duruyor. Hiçbir ayrım gözetmeksizin öldürüyor, yıkıyor' ifadeleriyle betimlediği Gazze'nin yeniden işgali ise kuzeydeki Şahaye'de yaşananlarla kanıtlanıyor: 'İsrail ordusu geçen hafta girdiği Şahaye'de beş gün kaldı. Birçok eve el koydu. Bölgeden çıktığında 22 Filistinli ölmüş, üç ev yıkılmış, zeytin, limon ve badem ağaçlarının üzerinden buldozerler geçmişti.'






