Bankacılık sektöründe yabancı payı giderek büyüyor. Yabancıların bankalara olan ilgisi ‘Türkiye’ye duyulan güven’ olarak gösterilmeye çalışılsa da mali sektörün tamamen yabancıların kontrolüne geçmesi birçok tehlikeyi de beraberinde getirecek. Türkiye, bankaların da tamamen yabancılaşmasıyla birlikte uluslararası sermayenin bütün ekonomik faaliyetlerini ele geçirdiği bir pazar haline gelecek. Özel bankaların önemli bir bölümü yabancılaşırken, sırada kamu bankaları var.
Yabancılar, Türk bankalarına neden bu kadar ilgi duyuyor? Uzmanlara göre bunun birçok nedeni var. Ancak hangi nedenle olursa olsun mali sektörde yabancı payının artması, Türkiye’yi başta ekonomik olmak üzere siyasal ve sosyal yan etkileri ağır olan bir fatura ile karşı karşıya bırakacak. Sektör temsilcileri bile bu tehlikeyi dile getirmeye başladılar. Uzmanlar ise banka satışlarının, ülkenin bağımsızlığına gölge düşürecek boyutlara geldiğine dikkat çekiyor.
AB ülkeleri izin vermiyor
Öte yandan her konuda kendisine AB’yi örnek alan Türkiye’nin, bankaların yabancılaştırılmasında ise kendine özgü bir politika izlemesi dikkat çekiyor. Bazı kesimlerin, bankaların satılmasını meşrulaştırmak için ortaya attıkları ‘dünyada böyle’ iddiası ne kadar gerçekçi? Ekonomist Yiğit Bulut, bu konuda şu gerçeği dile getiriyor: “Bankacılıkta sınır olur ve bütün gelişmiş Avrupa ülkeleri sektörde yabancı payının yüzde 20’nin üstüne çıkmasına asla izin vermezler. Gariptir ki; gelişmiş bir AB ülkesi olmasına rağmen Yunanistan bile yüzde 20 sınırını koruyor. Almanya’da bu oran yüzde 5’ler civarında ve yüzde 0.01’lik bir el değiştirme, ‘doğrudan veya borsa yoluyla’, anında devletin yetkili kurumları tarafından takibe alınır”
Bulut, Türkiye’yi bekleyen tehlikeleri ile şöyle sıralıyor: Mali sektörü olmayan bir ülke nereye gidebilir? Reel sektörü mali sektörün fonladığı gerçeğini dikkate alırsak, parasının kontrolünün tamamen yabancıların eline geçtiği bir ülkenin, reel sektörünün rekabet etme kapasitesi ve gelişme kapasitesi de kontrol altına girmez mi? AB ülkelerindeki firmalarla ‘Gümrük Birliği’ içinde zaten haksız rekabete muhatap olan Türk firmaları, Avrupa kökenli bankaların kredi musluklarını kapattıkları bir ortamda, aynı işi yapan AB firmalarına karşı daha büyük bir haksız rekabete maruz kalmazlar mı?
MİLLİ GAZETE 15.09.2006






