Tehlike altındaki bölge ve canlıların başında Kuzey Denizi'nin yatağı, Güneydoğu Asya'daki mercan kayalıkları, Kuzey Amerika, Güney ve Batı Afrika'daki sulak alanlar, Karayip ülkeleriyle Ekvator ve Kolombiya'da yetişen mangrov bitkisi geliyor.
BMÇP Yönetim Kurulu Başkanı Achim Steiner'ın sunduğu 'Denizlerin Durumu' başlıklı raporda, dokuz kilit kriterden üçünde ilerleme sağlandığı açıklandı. Petrol kirliliği bunlardan biri. Dört kriterde gidişat kötü. Bunlar arasında kirli sularla çöplerin denizlere dökülmesi var. Tarım kaynaklı fosfor ve azot ekosistemi bozuyor, bu da zehirli yosunların yayılıp oksijensiz ölü bölgelerin ortaya çıkmasına yol açıyor.
Raporda, 80'li yılların ortalarından bu yana deniz ulaşımındaki iyileştirmelerle petrol kirliliğinin önemli oranda azaltılabildiği açıklandı. Bir diğer sevindirici nokta da, kalıcı kirlilik yapan kimyasallarla tarım ilaçları ve radyoaktif maddelerin yol açtığı kirlenmenin azalması. Ancak okyanuslardaki kirlilik bölgeden bölgeye değişiyor. Kuzeydoğu Atlantik ya da Baltık Denizi'nde iyileşme görülürken, yılda 17 ton civa ve kadmiyumun döküldüğü Hazar Denizi veya Pasifik'in güneydoğusunda durum endişe verici boyutlarda.






