Diyanet İşleri Başkanlığı, ‘Cep telefonunuzu lütfen kapatınız’ şeklindeki uyarı yazıları ve imam hatiplerin ‘safları sık ve düzgün tutalım, cep telefonlarını lütfen kapatalım’ ikazlarına rağmen namaz sırasında çalan uygunsuz melodi ve zillerin sesi kesilmeyince çalışma başlattı. Yapılan inceleme ve araştırma sonucunda cep telefonu frekansını engelleyici sistemin bu sorunu çözebileceği ortaya çıktı.
Camilere böyle bir cihazın monte edilmesinin hem İslam fıkhı hem de kişisel özgürlüklerin sınırlanması açısından bir hak ihlali teşkil edip etmediği ise, Din İşleri Yüksek Kuruluna soruldu. Konuyu inceleyen Din İşleri Yüksek Kurulu, ibadet huzuru ve huşusu için bu cihazın camilere monte edilebileceği yönünde mütalaa verdi.
Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Muzaffer Şahin, “Camide, kendi huzurunu veya başkasının huzurunu bozacak tavırlar sergilenmesi dinen caiz değildir” dedi. Camilerin ibadet mahalli olduğunu vurgulayan Şahin, “ Orada kişi mümkün olsa da, rabbi ile baş başa kalsa” dedi. Cep telefonu zil ve melodilerinin camide doğal olmadığını hatta ibadete zarar verdiğini kaydeden Şahin, “Bu nedenle kapatılması gerekiyor. Tabi insanlar, her zaman kapatamıyor. Unutanlar oluyor. Bunun için de Kurul olarak, sinyal engelleyicinin konabileceğini ve gerekli tedbirlerin alınabileceğine karar verdik” diye konuştu.
Bu konuda Kurul’dan görüş isteyen Din Hizmetleri Dairesi’nin gerekli talimatları verdiğini kaydeden Şahin, bundan sonra bu cihazların bütün camilerde konulmaya başlanacağını dile getirdi. Şahin, bu cihazların camilerin kendi imkânlarıyla, dernek veya vakıfları aracılığıyla temin edebileceklerinin de altını çizdi. Muzaffer Şahin ‘batıda kiliselere cep telefonu ile girilmesinin tamamen yasak olduğuna’ ilişkin hatırlatma üzerine ise, “ Bizim böyle bir yasak koyma yetkimiz yok. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak, şu elbiselerle camiye geleceksiniz, şunlarla da gelmeyeceksiniz, camiye telefonla girmek yasak diye bir müeyyide koyma durumunda değiliz” dedi.






