Tarafsız tarihçilerin önerisi belli: “Size ‘soykırımı kabul edin, özür dileyin, kurtulun’ diyeceklerdir. Ama sakın bunu yapmayın. Kendi rahatınız için atalarınıza atılmış iftiraya iştirak etmeyin. Onlar böyle bir suç işlemedi!” Türkiye tarihçilerin hakemliğini kabul ettiği halde sonuç alamadı. Haksızlığa isyan duygusu bizi sonunda misilleme yapmaya sürüklüyor. Onlar gibi biz de yasayla kanun yazacağız. Bizim meclis, Fransa’nın Cezayir’de soykırım yaptığına dair kanun teklifini, Fransa’daki kanunun oylanmasından bir gün önce görüşmeye açacak. AnaBritannica “Altı yıl süren Cezayir bağımsızlık savaşında on bin Fransız subayı ve erine karşılık 250 bin Müslüman yaşamını yitirdi. İki milyon kadar köylü de toprağını terk etmek zorunda kaldı” diye yazıyor. Üstelik bu vahşet “soykırım” diye bir suçun hukuken tescilinden sonra gerçekleşmiştir. Ermeniler ise tebası oldukları Osmanlı devletinin Rusya ile yaptığı savaş sırasında, Ermeni çetelerin ihanet ve cinayetlerine karşı tedbir arayan yönetimin “mecburi göç” operasyonundan zarar görmüşlerdir. Elbette yaşanan acıların savunulur yanı yoktur ama ortada soykırım niyeti ve eylemi de yoktur.
VATAN -9 EKİM 2006 PAZARTESİ (GÜNGÖR MENGİ)






