Gıda sorununun en başta tarıma yapılan yatırım sorunu olduğunu belirten Yetkin, günümüzde gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında tarımsal yatırımlar arasındaki dengesizlik olduğunu kaydetti. Gelişmekte olan ülkelerde açlık sorununun boyutlarının her geçen gün biraz daha büyüdüğünü ifade eden Yetkin, dünyada her gün 28 bin, her saat ise bin 166 kişinin açlıktan yaşamını kaybettiğini belirtti.
“Boyumuzun kısalığı yetersiz beslenmeden”
Yetersiz beslenmenin çarpıcı örneklerinin Türkiye'de de yaşandığını ifade eden Yetkin, şöyle devam etti: “Ülkemiz toprakları çinko yönünden zayıftır. Birleşmiş Milletler desteğiyle yapılan bir araştırmaya göre, ekmeklerimizde yeterince çinko bulunmaması ve başka beslenme kaynaklarının bu ihtiyacı giderme imkanı olmaması nedeniyle her 5 çocuktan biri yaşına göre kısa kalıyor, 5 yaşındaki çocuklardan dörtte biri kronik olarak yetersiz besleniyor, bunların yüzde 8'inde bu durum ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor.”
Açlık sınırı altındakilerin gerçek sayısı 3 milyon
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2004 yılında belirlediği açlık sınırının 4 kişilik bir aile için 182 YTL olduğunu, ancak aynı dönemde Türk-İş'in bu rakamı 513 YTL olarak belirlediğini anlatan Yetkin, araştırmacıların tahminlerine göre, bu durumda, açlık sınırının altındaki gerçek nüfusun 3 milyonu geçtiğini savundu.
Yetkin, Türkiye'de nüfusun yüzde 40'ının, bir başka deyişle 28-30 milyon insanın yoksul tanımına girdiğini belirtti.
Yoksullar gelirden yüzde 2.3 pay alıyor
Dünya Bankasının ''Dünya Kalkınma Göstergeleri 2005'' raporuna göre, gelir dağılımındaki adaletsizlik açısından Türkiye'nin dünyanın gelir dağılımı en bozuk 55. ülkesi olduğunu belirten Yetkin, bu sıralama sonucuna göre Türkiye'nin Tanzanya ve benzeri birçok ülkeden daha kötü durumda olduğunu savundu. Yetkin, raporun, Türkiye'de nüfusun en yoksul yüzde 10'luk kesiminin gelirden sadece yüzde 2,3 oranında pay aldığını, en zengin yüzde 10'luk kesimin aldığı payın ise yüzde 30,7 olduğunu ortaya koydu.






