Sırpların bulunduğu bölgelerde partilerin dillendirdiği Sırp Cumhuriyeti’nin Bosna-Hersek’ten ayrılması propagandası bölgede etkili oluyor.
Bugün Türkiye’nin ısrarla girmek istediği Avrupa Birliği’nin burunlarının dibinde 1990’larda Sırpların soykırımına maruz kalan Bosna’yı yine zor günler bekliyor. Merhum Aliya İzzetbegoviç’in istemeyerek de olsa kötünün iyisi düşüncesi ile imzalamak zorunda kaldığı ve batının dayattığı Dayton Anlaşması şimdi sonuçlarını vermeye başladı.
Bosna Hersek’i kantonlara ayırarak paramparça bir yapıya sebep olan bu anlaşma ile Bosna’nın geleceği de belirlenmişti. Özellikle Sırbistan-Karadağ’dan Karadağ’ın kendini ayrı bir devlet olarak ilan etmesi ve Sancak’ın ikiye bölünmesi Balkanlar’da Sırpları iyice cesaretlendirdi. Sırpların bulunduğu bölgelerde seçimlerden en çok oy ile çıkan partilerin dillendirdiği Sırp Cumhuriyeti’nin Bosna-Hersek’ten ayrılması propagandası bölgede etkili oluyor.
Geçmişte soykırım ile karşı karşıya kalan Bosna bugün yeni bir sorun ile karşı karşıya kalmış bulunuyor. Balkanlar’daki gizli bölünme ve çözülme en çok da Bosna’yı etkileyecek. Bosna-Hersek Boşnaklar’dan ve Sırplar’dan oluşuyor. Hatta Sırplar’ın Bosna içinde kendilerine ait bir cumhuriyeti de var. Bosna-Hersek Devleti’nin yapısı 1992-1995 yılları arasında cereyan eden savaşı sona erdiren Dayton Barış Anlaşması ile belirlendi. Ülke Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti olarak iki entiteye ve bir küçük özerk bölgeye bölündü. Ayrıca Federasyon içerisinde de 10 tane kanyon bulunuyor.
Avrupa Birliği’nin bölge konusundaki tavrı da gözlerden kaçmıyor. Avrupa Birliği Türkiye’ye gösterdiği aynı tavrı eski Osmanlı topraklarında da gösteriyor. Balkan ülkelerinin hemen hemen hepsine gelecekte üyeliğe teşvik eden AB, Osmanlı’nın mirası ülkeleri olan bölgeleri ayrı tutuyor.
Ayrıca Bosna-Hersek’teki 6000 kişilik AB sorumluluğundaki uluslararası barış gücü askeri sayısının yaklaşık 1500'e indirilmesine karar verildi.






