Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın yaptığı döviz uyarısı vatandaşı ciddi anlamda kaygılandırmaya başladı. Kriz endişesine kapılan vatandaş ne yapacağını şaşırmış durumda. Döviz borcu olanlar vakit kaybetmeden bir yerlerden YTL borçlanarak bu borçlarını kapatma telaşına düştü.
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın açıklamalarını ve sonrasında yaşananları gazetemize değerlendiren Gazi Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Ömer Faruk Çolak, şirketlerin döviz açık pozisyonlarının tehlikeli bir duruma geldiğini belirterek, bu durumun olası bir kur hareketinde ekonomi üzerinde ciddi bir tehlike oluşturduğunu söyledi. “44 milyar doların sadece 10 milyar doları döviz piyasasına girip döviz talep eder konumda olduğu takdirde kurlarda çok hızlı ve şok bir artış görebiliriz” değerlendirmesinde bulunan Çolak, şirketler üzerindeki 44 milyar dolarlık döviz açığının uygulanan para ve mali politikaların bir sonucu olduğunu vurguladı.
Para ve mali politikaların, şirketlerin dövizle borçlanmasını cazip hale getirdiğine dikkat çeken Çolak, şunları kaydetti: “2001 krizinde bankacılık sektöründen kaynaklanıp daha sonra reel sektörü içine alan bir kriz yaşamıştık. Bu defa iş tam tersi olacak. Reel sektörde ciddi bir açık var. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz’ın tabiriyle yaşanacak olası bir ‘dalgalanmada’ reel sektörde ciddi bir sorun çıkar.
Firmalar bankalarına borçlarını ödeyemezler. Bu durum bankacılık sektörünü etkileyecek. İş tersine döndü. 2001’de finansal sektör krize girip reel sektörü etkilemişti. Şimdi reel sektör krize girip finansal sektörü etkileyecek. Buradaki fark, bunun oluşturacağı dalga çok daha büyük olur. Dalganın şiddeti ve genişliği daha geniş olacaktır
Akademisyenler olarak bu soruna çok önceden dikkat çektiklerini dile getiren Çolak, böyle bir dalgalanma sırasında Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin de bir işe yaramayacağını söyledi. Mayıs-Haziran aylarında yaşanan dalgalanmada faizler yükseltilerek kurların düşmesine müsaade edildiğine vurgu yapan Çolak, ekonominin bugün içinde bulunduğu durumu ise şöyle özetledi: “Tabiri caizse zatüreye aşamasına gelmiş hastaya antibiyotik yerine ateş düşürücü ilaç vererek ayakta tutmaya çalışıyorlar. Ne zamana kadar? Seçimlere kadar. Seçimden sonra bu hastayı oksijen çadırına alacaklar”
Öte yandan Merkez Bankası’nın bir taraftan dövize talebi engellemek için faizleri gerektiğinden fazla yükseltirken bir taraftan da vatandaşı döviz alımına yönlendirecek açıklamalarda bulunması kafaları karıştırdı.
MİLLİ GAZETE -7 ARALIK 2006 PERŞEMBE






