Rus, Kazak ve Azeri petrolleri ile doğalgazını Ortadoğu’ya aktaracak, aynı zamanda elektrik ve su taşıyacak boru hattı için, Türkiye ve İsrail arasında gizli yürütülen görüşmeler sonucunda imzalanan anlaşma ülkemizin yüz yıllık enerji politikasını belirleyecek. Anlaşma ile Kerkük-Yumurtalık ve Bakü - Ceyhan hattı ile taşınan petrol, İsrail’e uzatılarak dünyaya pazarlanacak. İsrail’i enerji politikalarını belirlemede kilit bir noktaya taşıyacak olan bu anlaşma, Türkiye’nin su kaynaklarının da aynı hattan İsrail’e taşınmasını öngörüyor. Bakü-Ceyhan boru hattı üzerindeki İsrail etkinliği de bu anlaşma ile ispatlandı.
Araştırmacı-Yazar Hüsnü Mahalli, bu hat üzerinden İsrail’e su taşınmasının uzun vadede İsrail’in Türkiye’nin su kaynakları üzerindeki etkinliğini arttıracağını söylerken, ASAM Genel Koordinatörü ve Enerji Uzmanı Necdet Pamir de “Mavi Akım projesi dâhil olmak üzere, Bakü-Ceyhan hattı ile de İsrail başından beri ilgileniyordu ve hatta çoğu gelişmede kilit rol oynuyordu. Bu son anlaşma ile İsrail bir yandan kendi bölgesindeki sıkışmışlığını Türkiye üzerinden hafifletmek istiyor, bir yandan da Uzakdoğu pazarına enerji satarak kendi manevra alanını genişletip uluslararası konumunu güçlendirmek istiyor” dedi.
Gizli görüşmeler sonrasında Tel Aviv’de imzalanan anlaşmaya göre, Irak'ın kuzey petrol sahalarını Kerkük-Yumurtalık ve Hazar Denizi'ndeki Azeri petrol yataklarını, Bakü-Tiflis-Ceyhan hatlarıyla Akdeniz'e, dünya pazarlarına indiren Ceyhan terminalinin yanı sıra, Samsun-Ceyhan petrol boru hattının inşasıyla Karadeniz'e inen Rus ve Kazak petrolleri de İsrail’deki terminallere kadar uzatılacak. Böylece, enerji bölgelerinden İskenderun Körfezi’ne taşınmış olan enerji, İskenderun’dan dünyaya pazarlanmak yerine, İsrail’in Kızıldeniz sahilinde yer alan Eilat şehrinden dünyaya pazarlanacak.
İsrail, Türkiye’nin egemenlik haklarına müdahale eder
Ortadoğu Uzmanı Araştırmacı-Yazar Hüsnü Mahalli, bu hat üzerinden İsrail’e taşınması planlanan suyun Türkiye’den karşılanacağını, bu durumun ise uzun vadede İsrail’in Türkiye’nin su kaynakları üzerindeki etkinliğini arttıracağını söyledi. Mahalli, “Rus petrollerinin Türkiye’ye taşınıp Ceyhan üzerinden geçirilerek İsrail’e ulaştırılması ve oradan da dünyaya pazarlanması bana teknik anlamda uygulanabilir bir proje olarak görünmüyor. Şayet böyle bir proje söz konusu olursa bu İsrail’in iç pazarına yönelik olabilir. Ancak İsrail’in nüfusu göz önünde bulundurulduğunda iç pazar tüketiminin büyük olamayacağı anlaşılır. Bu anlaşmada petrolden ziyade su ile ilgili gelişmelere dikkat etmek lazım. Çünkü söz konusu hat petrolün yanı sıra, elektrik ve su taşınmasını da öngörüyor. Bu hattan taşınacak su Rusya’dan gelmeyeceğine göre, sözü edilen su kaynaklarının Türkiye’nin kaynakları olduğu açık. Daha önce Manavgat suyunun İsrail’e taşınması söz konusu olmuştu. Ancak İsrail 50 yıllık bir sözleşme imzalamak istemiş, Türkiye ise yaptığı 300 milyon dolarlık yatırıma rağmen 50 yıllık sözleşmeye yanaşmamıştı. Şimdi bu anlaşma ile yeniden gündeme gelen Türkiye sularının İsrail’e taşınması meselesi, daha geniş bir projenin kapsamı içerisinde işleniyor. Bu anlaşma sonrasında Türkiye’nin sularının İsrail’e taşınması, uzun vadede Türkiye’nin kendi su kaynakları üzerindeki egemenlik haklarına İsrail’in müdahale etmesi sonucunu doğurur. Çünkü Ortadoğu’daki su kaynaklarının kontrol altında tutulması İsrail için hayati bir önem arz ediyor” dedi.
İsrail, Türkiye’nin su kaynaklarına odaklandı
İsrail’in su politikasının Türkiye’ye yoğunlaştığına da dikkat çeken Mahalli, “İsrail, Lübnan’a saldırdığı 33 günlük zaman diliminde bile Lübnan’daki Litani nehri üzerine portatif pompalar yerleştirerek bu süre zarfında Litani nehrinin suyunu İsrail’e taşıdı. İsrail’in Golan’ın dışında Ortadoğu’da güçlü ve daimi su kaynaklarına ihtiyacı var. Bu su kaynaklarının ise Türkiye’de yer alması dolayısıyla, İsrail’in su politikası bir yerde Türkiye’nin su kaynaklarına odaklanmış durumda. Bu nedenle de Türkiye’nin kendi su kaynakları üzerindeki kullanım haklarının niteliği, İsrail’i çok ilgilendiriyor” şeklinde konuştu.
MİLLİ GAZETE -18 ARALIK 2006 PAZARTESİ






