Hindistan nüfusunun yüzde 14.5’ini Müslümanlar oluşturuyor. Yani; 180 milyon Müslüman, Hindistan nüfusu içinde çok yüksek bir oranı teşkil ediyor. Hindistan’da yaşayan Müslümanların nüfusu, Endonezya Müslümanlarının nüfusundan sonra dünyada en kalabalık nüfustur. Sayıca kalabalık olması sevindirici bir durumken, nitelik açısından düşük olmaları içler acısı bir durumdur.
Hindistan Müslümanları çok kötü şartlarda hayatlarını sürdürüyorlar. Yeni yılda okuma yazma bilenlerin tespiti için yapılan sayımda Müslüman olmayanların oranı, Müslüman olanlara oranla çok yüksek çıktı. İlk emri oku olan bir dine mensup bu insanların okumaya bu kadar soğuk kalmalarının altındaki gerçek sebepler nelerdir?
Hindistan Müslümanları sadece eğitim seviyelerinin düşük olması ile değil başka sorunların ağırlıkları altında da eziliyorlar. Ülkede en yoksul kesim Müslümanlar. Gelecek konusunda güvenceleri olmayanlar da Müslümanlar. Kırsal bölgelerde yaşan Müslümanların yüzde 29’unun aylık gelirleri 6 doların altında. Şehirlerde yaşayan Müslümanların yüzde 40’ının da günlük gelirleri 6 doları geçmiyor. Bu oran şehirlerde çalışanların yüzde 22’sini oluşturuyor. Kamuda çalışan nüfusun sadece yüzde 7’si Müslümanlardan.
Hindistan’da üniversiteden mezun olanların toplamının sadece yüzde 2.3’ünü Müslümanlar oluştururken, ülkede lise ve orta okulda okuyan kız öğrencilerin sadece yüzde 40’ını Müslüman kız öğrencileri oluşturuyor.
Müslümanlar geri plana itiliyor
1.3 milyonluk nüfusu olan Hindistan ordusunda sadece 29 bin Müslüman görev yapıyor. Şehirlerde yaşayan okuma yazma oranının sadece yüzde 30’unu Müslümanlar oluşturuyor. Bütün bu rakamlar aslında Müslümanların değil, ilerlemeci olduğunu söyleyen Hindistan yönetiminin ayıbını göstermektedir.
Geniş nüfus içinde büyük yeri olan Müslümanların üst düzey makamlardaki bürokrat sayısı parmak sayısını geçmiyor. Abdülkelam bu şahıslardan biridir. Abdülkelam, Hindistan’ın nükleer füzelerin geliştirilmesi projesinin arkasında önemli rolü olan kişilerdendir. Hindistan Yüksek Adalet Mahkemesi’nde Hidayetullah, Hindistan Hava Kuvvetleri Kumutanı olan Maraşal Zehir Han ve Yardımcıları Şah Ruh Han, Emir Han, Selman Han ve Seyf Ali Han da Müslüman yöneticiler arasında bulunmaktadır.
Hindistan Müslümanlarının 1947 yılında nüfusu 40 milyondu, Pakistan’ın Hindistan’dan ayrılmasından sonra bu nüfusun sadece 7 milyonu Pakistan’a göç etti. Geri kalanı Hindistan’da kalmayı tercih ettiler.
Hindistan Müslümanları dini değerlerine ve kimliklerine sahip çıkmak için bütün gayretlerini gösteriyorlar. Ancak benzer bir gayreti ne yazık ki Hindistan Müslümanlarının gelişmesi ve ilerlemesi için gösterdiklerini rahatlıkla söyleyemiyoruz.
Azınlıklar meclisi üyesi Ahmet Raşid Şeruni, “Hindistan’ın bağımsızlığını kazandıran Gandi ailesi ile Hindistan Müslümanlarının arası iyiydi” diyor. Hindistan’ın bağımsızlığında Müslümanların da desteğini almasından dolayı Gandi, Müslümanlara iyi muamele etti. Bu iyiliğinin karşılığında da Gandi Müslümanların oyuyla 25 yıl kadar iktidarda kalarak ülkeyi yönetti.
MİLLİ GAZETE -20 ARALIK 2006 ÇARŞAMBA (Eş-Şark el-Ewsat Gazetesinden Çeviri)






