YÖK'te eğitim skandalı yaşandığını söyleyen eski YÖK Başkanı Prof. Mehmet Sağlam, "1995 yılında üniversiteye başvuranların yüzde 21'i 4 yıllık bir fakülteye girebilme şansına sahipti. Şimdi bu rakam yüzde 11'e indi" dedi.
Eski YÖK Başkanı, Başbakanlık Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, YÖK ve rektörlere tepki göstererek, "Bugün öğretim üyeleri arasında bir kamuoyu yoklaması yaparsanız, yüzde 70'inin YÖK'e de bugünkü rektörlere de karşı olduklarına imanım kadar eminim" dedi. Eğitim-Bir-Sen Malatya Şubesi'nin düzenlediği “YÖK ve Eğitimde Ahlâki Çöküntü” konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Mehmet Sağlam, mevcut YÖK yönetimi ve rektörlere eleştirilerde bulundu. Belediye konferans salonunda konuşan Prof. Dr. Mehmet Sağlam, "Ülke nüfusunun her yarım milyonuna bir üniversite düşmüyorsa, kalkınmış ülke diye bir olay yoktur. Türkiye bugün 72 milyonsa 144, 73 milyonsa 146 üniversitesi olacaktır. Bu kıstasa göre şimdi nerdeyiz? 92'yi yeni buldu, 15'i daha yeni kuruldu. Halen rektörlerin hangi yolla atanacağını tartışıyoruz. Anayasa'ya aykırılık iddiasından bir hukuki kaosa girmiş durumdayız. Anayasa'nın iptal ettiği kanunla ilgili işlemlerin yürütülmesi için hukuki bir düzen vardı. Şu anda o düzen de yoktur, tam bir kaos vardır. Ne olacağını da kimse bilmiyor, nasıl içinden çıkılacağını da kimse bilmiyor" dedi.
YÖK'te şu anda bir eğitim skandalının yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Sağlam, şu şekilde konuştu: "1995 yılında ben YÖK Başkanlığı'ndan ayrılıp politikaya girerken, rakama bakarsanız üniversiteye başvuranların yüzde 21'i 4 yıllık fakültelere girebilme şansına sahip. Şimdi 10 yıl sonra 2005 yılında başvuranların yüzde 11'i sadece 4 yıllık fakülteye girebilme şansına sahip. Bu bir skandaldır. Neden, Türkiye Cumhuriyeti 1995'den 2005 yılına kadar geriye mi gitti? Yani yüzde 21 olan 4 yıllık fakültelere girme oranını yüzde 30'lara, yüzde 40'lara çıkartacağınıza, yüzde 11'lere düşürdünüz. Yani yarı yarıya. Nereye gidiyoruz? Tartışma çok. Rektör nasıl atanacağı, Anayasa, rektörlerin laiklik bildirileri... Konuşma çok, ama sonuca bakarsanız, rakam yarı yarıya düşmüş. İşte buna bakmanız gerekiyor. Bunun yolu öğretim üyesi yetiştirmektir. Üniversite demek, öğretim üyesi demektir."
"Ya gerçek bir öğretim üyesi gibi oturursunuz, memleketinize hizmet edersiniz, ya da gönlünüz istiyorsa çıkar politika yaparsınız. Şimdi o zaman anlarsınız, kolay mıymış politika yapmak!" şeklindeki ifadeyle çağrısında bulunan Prof. Dr. Sağlam, "İnsanların ilk önce kendilerine, sonra milletinin çocuklarına saygılı olması gerekir. Yani milletinin çocuklarına eğitim vermede ne yolundayız, nereye geldik?" dedi.
VAKİT 25.12.2006






