‘’Toprakların küçülmesi tarımsal faaliyetlerin maliyetini yükseltip, kârlılığı azaltıyor. Bir kişinin 100 dönüm arazisi var ve 4 mirasçısı bulunuyorsa, bu kişi öldüğünde arazi 25’er dönüme düşüyor. Yıllardır süregelen bu sorunun çözümü Türk tarımı için büyük önem taşıyor.’’
Eker, hazırlıkları süren kanun tasarısının, önümüzdeki yıl kanunlaşacağını kaydetti.
TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Vahit Kirişçi ise, ‘’Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanun Tasarısı’’ ile Türk tarımının en önemli problemlerinden biri olan tarım arazilerinde miras yoluyla parçalanmayı önlemenin AB’ye uyumun da gereği olduğunu bildirdi. Kirişçi, kanun tasarısıyla, tarımsal faaliyetlerin ekonomik olarak yapılabildiği en küçük alana sahip ve daha fazla küçülmemesi gereken tarımsal arazi parsellerinin büyüklüğünün bölge ve yörelerin toplumsal, ekonomik, ekolojik ve teknik özellikleri gözetilerek bakanlık tarafından belirleneceğini kaydetti. Kirişçi, tarım arazilerinin tabii özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, niteliklerinin bakanlık tarafından, mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılacağını ifade etti.
Kirişçi, tarım arazilerinin belirlenen büyüklükler altında ifraz edilemeyeceğini, ancak çay, fındık, zeytin gibi özel iklim ve toprak istekleri olan bitkiler için istisna uygulanabileceğini belirterek, ‘’Bu ürünlerin yetiştiği yerler ile seraların bulunduğu alanlarda yörenin arazi özellikleri daha çok küçük parsellerin oluşmasını gerekli kıldığı takdirde bakanlığın uygun görüşüyle daha küçük parseller oluşturulabilecek’’ diye konuştu.






