Rumların itirazlarından biri de Lokmacı barikatının yer aldığı Türk tarafındaki alanın, askeri bölge olmasıydı. KKTC yönetimi, Rum yönetiminin elinden bu kozu da almak için bir çare buldu: Bir üstgeçit yapılacak, siviller bu üstgeçidi kullanacak dolayısıyla bir sivil-asker gerginliğine mahal verilmeyecekti. Talat, KKTC'deki Türk askeri yetkililere de danışarak, üstgeçit inşaatı için talimat verdi. Üstgeçit çok geçmeden yapıldı. Ancak Rumlar bu kez de üstgeçidin Yeşil Hat'tı ihlal ettiğini, altından Türk askerlerinin geçeceği bir üstgeçitten Rum sivillerin geçmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek yine işbirliğine yanaşmadı. Dahası, Rum yönetimi üstgeçit kaldırılmadan Lokmacı konusunda hiçbir adım atmayacağını duyurdu. Talat'ın iyi niyetle tasarladığı üstgeçit, Rumların kopardığı yaygara nedeniyle Kıbrıs'taki BM yetkilileri ve AB tarafından da pek destek görmedi. Zaman içinde iş öyle bir hal aldı ki, barikat aşılsın diye inşa edilen üstgeçidin kendisi barikata dönüştü.
Üstgeçide polis dikildi
Bunun üzerine Talat geri adım atarak üstgeçidin kaldırılmasına karar verdi. Yine Türk askeri yetkililerle görüştü. Ancak o görüşmede askerler, önce Rum tarafındaki duvarın yıkılması gerektiği görüşünü dile getirdi. Buna rağmen Talat siyasi inisiyatif kullanarak, üstgeçidin kaldırılması için talimat verdi. Dahası Talat, kararını BM'ye de bildirdi ve taahhütte bulundu. Ardında BM, AB ve ABD, Talat'ın kararını destekleyen resmi açıklamalar yaptı.
Bu talimat uyarınca üstgeçidin Kurban Bayramı'ndan önce yıkılması gerekiyordu. Askerle gerginlikten kaçınmak için işlem, bayram sonrasına, geçen perşembeye bırakıldı. Ne var ki, üstgeçit perşembe günü de kaldırılamadı. Çünkü, askeri yetkililer, üstgeçidin başına polis dikmişti ve girişimde bulunanların tutuklanacağı bildirilmişti (Bilmeyenler için bir not düşelim: KKTC'de polis İçişleri Bakanlığı'na değil, Türk askeri otoritesine bağlıdır. Yani polis askerden emir alır). Hal böyle olunca Talat zor bir durumda kaldı. KKTC'deki sivil otoritenin başı olarak, ülkesindeki askere söz geçiremez bir duruma düştü.
KKTC'deki komutanları ikna çabası sonuçsuz kalınca Talat soluğu Ankara'da aldı ve hükümetin de önerisiyle konuyu doğrudan Büyükanıt'la görüştü. Görüşme sonrasında Talat, Lokmacı konusunda resmi bir görüş ayrılığı bulunmadığını, Büyükanıt'la görüşmesinde de bu konunun ele alınmadığını söyledi. Oysa konunun gündeme geldiği açıktı. Talat'ın öyle konuşmasının nedeni, Kıbrıs politikasında Türk tarafı içinde bir çatlak bulunduğu izlenimi vermek istememesiydi.
RADİKAL -8 OCAK 2007 PAZARTESİ (ERDAL GÜVEN)






