SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devriyle artan sağlık harcamaları bütçeyi delince kurumlar zincirleme olarak birbirine borçlandı. Devletten alacağını tahsil edemeyen üniversite hastaneleri ecza depolarına borcunu ödemeyince mahkemelik oldu. Sonunda da fatura vatandaşa çıktı.
Kısırdöngüye giren sisteme göre, kamu çalışanı tedavi görüyor; SSK, Emekli Sandığı, Yeşil Kart ve diğer kurumlar üniversite hastanelerine borçlanıyor. Maliye Bakanlığı kuruma ödeme yapmıyor, kurumlar da fakülteye. Üniversite hastaneleri de kamu çalışanının tedavisinde kullandığı ilaç ve tıbbi malzemenin parasını firmalara ödeyemiyor.
Darboğaza giren firmaların bir kısmı iflas ediyor, bir kısmı da üniversitelerin açtığı ihaleye girmiyor. İhalelerde oluşan tekel, fiyatların yükselmesine neden oluyor. Alacağını tahsil edemediği için borcunu ödeyemeyen üniversite hastaneleri de ya kurum hastalarını kabul etmiyor veya faturayı "Kurumundan alırsın" diyerek vatandaşa kesiyor.
Depoların alacağı büyük
Yalnızca ecza depolarının üniversite hastanelerinden 250-300 milyon YTL alacağı var. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da darboğaza giren ecza depoları, alacaklarını faiziyle tahsil etmek için yargıya başvurdu. Mahkeme, firmaları haklı bulursa, sağlık harcamalarının artan yüküne bir de faiz eklenecek. İlaç Depoları Derneği Genel Sekreteri Hasan Çolak, sorunu şöyle özetledi:
"Devredilen SSK hastanelerinin ilaç tüketimi arttı. SSK'nın devrinden sonra mantar gibi özel hastane bitti. Bu da tedavi giderlerini korkunç bir şekilde arttırdı. Bizden alınan vergiyle onlar beslendi. Maliye Bakanlığı, 'bizim bütçemiz fazla' diyor. Bakanlık, üniversite hastanelerine, onlar da bize borcunu ödemiyor. Biz de iflasın eşiğine geldik."
MİLLİYET -12 OCAK 2007 CUMA






